Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bolu´da basın özgür mü sayın valim?

Kamuran Alagözoğlu

    24 Haziran 2009

      Aşağıdaki yazıyı, 3 Kasım 2008 tarihinde sayın Valimize ithafen yazmıştım.

      Bu yazımda Bolu'da basın özgürlüğü kalmadığını açık açık örneklerle dile getirmiş, ilimizde devleti temsil eden en büyük mülki amir olarak kendisinden ilgi beklemiştim.

    Ama nafile beklemişim.

      Jakoben tanımının, Bolu daki temsilcileri tarafından, benim basın özgürlüğüm yok edilirken seyirci kalan Valimizin, Abant toplantısında yaptığı konuşmasında sınırsız özgürlük isteyerek, İngilizce olarak "bunu başarabiliriz" demesini hiç de inandırıcı bulamadım.

      Evet, Sayın Valim gerçekten sizin elinizde olan ve sizin kendi başınıza bunu rahatlıkla sağlayabileceğiniz yetkiniz dahilinde olan bir şey var. O da Bolu İli'nin mülki amiri olarak, yetkinizi kullanarak Bolu'da basın özgürlüğünü sağlamaktır.

      Maalesef bugüne kadar bu konuda hiç birşey yapmadığınız gibi, kamu görevini yerine getiren bize halimizi hatırımızı sorup; usulden de olsa "Mesele nedir" bile demediniz.

      Aşağıdaki yazımın üzerinden tam 8 ay geçti ve siz yine aynı şekilde sınırsız özgürlük istediğinizden bahsediyorsunuz.

      Bu konudaki samimiyetinize inanmak ve sizi bu anlayışınızdan dolayı bende alkışlamak isterdim.  

      Ama değişen hiçbir şeyin olmayacağını bile bile Bolu'da basın özgürlüğü olmadığından yakınan yazımı bir kez daha yinelemek zorunda kalıyorum.

       Ve her haksızlığa uğradığım zaman olduğu gibi, hep Yüce Allah'a sığınıyorum.

       "İlahi Adalet de olmasaymış, halimiz ne olurmuş" diye düşündüğüm zaman tüylerim diken oluyor.

    (3 Kasım 2008 tarihli yazım)

    Önce Bolu'yu konuşsak Sayın Valim!

    'Şehr-ül emin'in şerrinden devlete sığınıyoruz' başlığıyla geçtiğimiz 8 Eylül 2008 tarihindeki yazımda;

    '...Ben herkes gibi Alaaddin Yılmaz hakkında da hukukun işletilmesini ve hakkımı arayabilmem için yargı yolunun açılmasını istiyorum.

    Şimdi benimle birlikte Köroğlu Televizyonu sahibi Ercan Gülen de Başkan Alaaddin Yılmaz tarafından bilerek mağdur edilmekte, yine 'görevi kötüye kullanma suçu' işlenmektedir.

    Türkiye Cumhuriyeti Kanunları, iktidara mensup belediye başkanına suç işleme hakkı vermez.

    İşin asıl vahim tarafı, basın özgürlüğüne yönelik bu ağır tehditler artık iyice su yüzüne çıkmıştır. Başkan hiç kimseden çekinmeden adeta bir diktatör gibi davranmaktadır. Eski adıyla, herkesin kendine güvendiği ve şehrin ellerine emanet edildiği anlamına gelen, 'şehr-ül emin' ya da 'şehremini' gibi çok güzel ve güven verici bir kelime ile unvanlandırılan bu makam, bu kadar ucuz olmamalı diye düşünüyorum. Bir belediye başkanının, bulunduğu bu kutsal makamı bu kadar kişiselleştirip, şahsi kinine alet etmemesi gerekir.

    Başkanımızla biz birbirimizi sevmek zorunda değiliz. Ama elindeki gücü kötüye kullanıp bunu baskı, tehdit ve şantaj aracı haline getirmeye de kendisinin hakkı yoktur. Bana göre bu tutumu bir yıldırma hareketidir, bir çeşit tedhiştir, bir tür terördür, bu ağır bir anayasal suçtur. Çünkü Anayasamız, basın özgürlüğünü teminat altına almıştır.

    Başta devletin temsilcisi ve ilin en büyük mülki amiri olan sayın Valimiz Halil İbrahim Akpınar olmak üzere, bütün olup bitenleri gören yetkililerin, konuya bir an önce el atarak, görevi sadece gerçekleri kamuoyuna yansıtmak olan biz gazetecilerin daha fazla mağdur edilmelerine sessiz kalmayarak, Alaaddin Yılmaz'ın önüne geçip 'DUR' demelerini bekliyoruz.

    Yoksa işimiz Allah'a kalacak... Ve o zaman 'Şu mübarek Ramazan Ayı'nın yüzü suyu hürmetine, Alaaddin Başkan'ın şerrinden sen koru bizi Yarabbi!!!' diye Allah'a yalvarmak zorunda kalacağız. Başka çare yok'

    diyerek, Sayın Valimizden medet ummuştum.

    Valimizin Cumhuriyet Bayramı'nda yaptığı sınırsız özgürlük isteyen o meşhur konuşmasını duyunca, bu konuda ben de iki çift söz etmeden geçemeyeceğim:

    Sayın Valim, bir ülkede olmazsa olmaz en önemli ve ilk başta olması gereken özgürlük, basın özgürlüğüdür. Ben sizin en büyük mülki amir olarak görev yaptığınız Bolu ilinde basın özgürlüğü olmadığını iddia ediyorum. İddia ediyorum çünkü, tamamen iktidara teslim olmuş basın borazanları yarın çıkıp biz de basın mensubuyuz ve sana katılmıyoruz diyecekler, bunu da biliyorum.

    Sayın Valim, siz önce görev ve sorumluluk alanınızdaki Bolu'da basın özgürlüğünün sağlanması konusunda birşeyler yapınız da bizi burada eziyet çekmekten bir kurtarınız hele. Ülke gündemini nasıl olsa konuşan ve tartışanlar var. Gelin, biz önce şu bizim Bolu'yu konuşalım, değil mi?

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak