Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

"Müslüman'dan kaçar Müslümanlığa sığınırım"

Dumlu Demircioğlu

    6 Eylül 2009

    Sevgili Arkadaşlar,

    Aşağıda yazdıklarımın satır aralarını da dikkatle okuyarak eleştirilerinizde gereksiz yanılmalara kaçmamanızı dilerim.

    04.08.2009 günü Bolu'da güzel bir Ramazan akşamı yaşadım. Dostum Yurdaer KALAYCI'nın sanatçı kişiliğinin izleriyle ve maddî katkılarıyla Dağkent'te yaptırdığı, Yurdaer Camii'nin içi ve bahçesinde çeşitli toplumsal ve kültürel etkinlikler düzenlediğini biliyordum. Ramazan ayı içinde de her akşam teravih namazından sonra kukla, karagöz gösterileri, konserler, konferanslar, sohbet toplantıları düzenlediğini duyuyordum. O akşam da İstanbul'dan gelip yorgun olmama karşın üşenmeden camiye koştum.

    Namazın bitimine doğru gitmiştim ki sol yandaki avlunun tamamen masa ve koltuklarla donatıldığı, bunların da yarıya yakınının şimdiden kadın-erkek, yaşlı-genç tarafından doldurulmuş olduğunu gördüm. Karagöz perdesi kurulmuştu, renkli güzel giysileri ve makyajlarıyla iki genç palyaço çocuklarla oynaşıyordu. Bir yanda genç kızlar el sanatlarını pazarlıyordu. Birkaç delikanlı, masalara hamur işleri, çay-kahve, meşrubat dağıtıyordu. Bunların elbirliğiyle toplanmış ücretsiz ikramlar olduğunu öğrendiğim.

    Birazdan namaz bitti, cemaat camiden çıkıp boş koltuklara koşuyordu. Yurdaer KALAYCI, ev sahibi olarak oradan oraya seğirtiyor, üşüyerek bahçe kapısına yönelen bazı dostlarını, bu gece sohbete katılacakların adlarını vererek izlemeleri için uyarıyordu. Kısa zamanda koltuklar doldu, küçükler kucaklara alınarak veya masa üstlerine oturtularak ayaktakilere yer açıldı. Düşman sığmayan yere dost sığarmış ya birkaç genç dışında ayakta kalan olmadı.

    Yurdaer Beyin mikrofonu eline almasıyla program başladı. Konukları bir bir tanıttı. İlk önce (adlarını aklımda tutamadığım) seslerine ve söyleyişlerine hayran kaldığım Bolulu iki hafızhan çok güzel bir kaside okudular. Ardından günün konuşmacısı olarak sıra Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi Prof. Dr. Bünyamin EROL' daydı. Ev sahibi KALAYCI, yönelttiği sorularıyla mikrofonu konuğuna bıraktı. "Cuma namazı sadece erkeklere değil inananlara farz kılındığı halde neden kadınlar kılmıyor?" "Pakistanlı Din Bilgini Muhammet İKBAL' in söylediği "Müslüman'dan kaçar Müslümanlığa sığınırım" sözünden ne anlarsınız?"

    Gecenin konusu izleyenlerin çeşitli sorularıyla biraz daha açıldı... Sonuçta kadınların erkeklerle eşit oldukları cemaatle kılınan namazlara katılmalarında sakınca olmadığı hatta gerekli olduğu vurgulandı. İKBAL'in sözündeki inceliğin de bozulan, yozlaşan Müslüman'dan korunmak için Müslümanlık gerçeğini öğrenmek olduğu bir kez daha halka anlatıldı.

    Bolu Müftüsü Yaşar YAPRAK, konuşmacıya teşekkür ederek camilerimizde kadınlara daha çok yer ayırabilmek için çalışacağını söyledi.

    Abant İzzet Baysal Üniversitesinin Atatürkçü Rektörü Prof. Dr. Atilla KILIÇ da toplumun bilime gereksinimi konusunda kısa bir konuşmayla izleyenleri selamladı.

    Kara ikliminin soğuğunu hissetmeyen büyük çoğunluğun alkışları, saat 24:00'de gelindiğinde bile anlatılanların, sunulan ikramların ve gökteki mehtabın güzellikleriyle sürüyordu. Ancak soğuğa dayanamayan veya işe erken gidecek olanlar birer ikişer sessizce ayrılmışlardı. Zaman geciktiği için Karagöz gösterisinin sonraki akşamlara bırakılması önerisine hiçbir çocuk karşı çıkmadı.

    Sohbetin koyuluğundan fotograf makinesini fazla kullanamadığım için ancak içlerinde benim de bulunduğum konuklar kürsüsü ile bitiş sırasında kalan kalabalığı görüntüleyebildim.

    Anadolu'nun bozulmalardan fazla etkilenmeyen kenti Bolu'da, minaresiz, çatısında terapi hücreleri avlularında çocuk bahçesi ve çay bahçesi bulunan; bahçe çevresi kayalara işlenmiş güzel sözlerle, iç duvarları da Kur'andan Türkçe levhalarla donatılmış; içinde bilgisayar kursu atölyesi, el sanatları kursu gibi çeşitli özellikler barındıran; 24 saat çevresine ışık saçan bilim yuvası gibi çalışan bu camiyi Bolu'dan geçerken yarım saat gezerseniz neden önem verdiğimi anlayacaksınız. (Otoyoldan iki çıkış noktası vardır. İstanbul'dan Ankara yönüne giderken Abant Kavşağı; ters yönde ise Bolu Batı gişelerini kullanmalısınız)

    Sevgilerle...

    Av.Ömer YASA

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye