BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Yanılgıya düşmek

Esra Yıldız

    11 Ekim 2009

    Her zaman savunduğum bir fikir vardır.

    Başarı bir hedef olarak konmamalıdır. Sadece iyi niyetli çalışmak, zaten başarının habercisidir.

    Sonucunda başarı olması kaçınılmazdır.

    Bir amaç uğruna çalışırken, engeller tabii ki çıkacaktır. Çıkan engeller bazen sizi başarıdan uzaklaştırıyor gibi gözükse de, aslında bu durum tamamen geçicidir ve bir düzeltme ile çalışma devam eder.

    Bu böyleyken, kendinden ve bilgilerinden çok emin olanlar bu fikri uygulamadıklarından hem kendilerini, hem de çalıştıkları kurum ve çevrelerini zor durumda bırakırlar.

    Bu gibiler, başarıyı hedef olarak ta baştan koyanlardır.

     Bu hedeflemeyi yapmak, yaptıktan sonra da çıkan engel ve eleştiriler sayesinde hırslanmak hayatın doğal akışı ve sonucudur. Çalışkanlardır ama artık bir o kadar da hırslı. Hırslı olmak onları zaman zaman hata yapmaya da zorlar. Etraflarını, çalışanlarını, ilke arkadaşlarını, meslektaşlarını ve yandaşlarını kırıp geçirirler.

    Aslında sessiz kalıp işlerini yapsalar zaten kaçınılmaz sonuca ulaşacaklarını bilmeden, hırsın yarattığı fırtınalı denizde yol almak için tüm gayretlerini sarf ederler. Bu gayret onların maddi ve manevi varlıklarını da alarak sürekli yıpratır. Bu durum, her geçen sene yüzlerinde derin izler, çevrelerinde ise düşman ve kırılmış topluluklar bırakır.

    Neden kendilerini bu duruma soktuklarına baktığımızda, kendilerini çok büyük yanlışlığa soktuklarını görebiliriz. Bu yanlışlık her şeyi ben bilirim yanılgısıdır. Bu yanılgı ile birlikte hedef koymak, hedeflerin birçoğuna ulaşamamak ya da ulaşılanlarda ise gerekli amaca hizmet verememek ile sonuçlanır. Yani emek ve zaman boşa harcanmıştır.

    Aslında hepsi birer değerdir toplum içinde. Özgüvenli ve çalışkandırlar. Ama çoğunluğun sesine bakmadan koydukları hedefe ulaşmaya çalışırlar. Etraflarından, başka bilenlerden fikirler almadan.

    Sizler zaten birikim ve etrafınızdaki bilenlerin yardımı ile çalışarak başarıya ulaşacak, ulaştığınızda da bu toplum size gerekli alkışı yapacak, bayrağı geriden gelene teslim ettiğinizde tarih sayfalarında yer alacaksınız.

    Zorlamayın, zorlanmayın.

    Şimdi etrafımıza bir bakalım, bu gibilerden ne kadar var:

    Velilerimiz, işverenlerimiz, müdürlerimiz, teknik direktörümüz, il başkanlarımız, belediye başkanımız, milletvekillerimiz, valimiz...

    Kısaca yönetenlerimiz.                                                            

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak