Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

"Başarı Ekip Ruhu ile gelir"

Muharrem Demirel

    26 Ekim 2009

    m.demirel1071@hotmail.com

     

    Bizim ne padişah gibi fermanımız var, nede Lokman Hekim gibi dermanımız...
    Yalnızca, aktan karadan alana, sazdan sözden anlayana mesajımız var o kadar.   

     

    Bu haftaki maçın yorumunu yapmak istemiyorum. Çünkü camiadaki sıkıntının saha ile ilgili olduğuna inanmıyorum.

    Bu maçı kazanabilirdik. Bilhassa ikinci yarıda yakaladığımız pozisyonları harcadık, son vuruşları beceremedik.

    Ancak üzerine basa basa söylüyorum

    Başarı tek başına hoca ile gelmez, kaliteli bireylerden oluşan futbolcu kadrosu ile de gelmez.

    Her şeyin en iyisini sunmaya çalışan Başkan ya da yönetim ile de gelmez.

    Başarıya ANA UNSUR olan Başkan, yönetici, hoca ve futbolcunun bir bütün olmasıyla ulaşılır.

    Başarıya ARA UNSUR olan taraftar ve basının ANA UNSUR ile kucaklaşması ile daha kolay ulaşılır.

    Başarıya BİREYSEL düşüncelerle değil.. KURUMSAL düşünce ile varılır,

    Başarı EKİP RUHU nun yakalanması ile gelir. Gelir de Boluspor'da ne yazık ki ekip ruhu yakalanamadı.

    Geriye doğru gidelim mi?

    Mesela 2007-2008 sezonuna. Hocamız kim?

    Serhat GÜLLER, bazılarının deyimi ile "töngemen" ya da "stajyer hoca."

    Kadro mütevazı... İsimli futbolcu yok gibi, olan da sorunlu...(Olsun, olurdu da... Sorumlu yöneticilik uygulanır, kapının önüne konurdu, konuldu da)

    Amaç Küme de kalsak yeter.

    Taraftar takımı ve 1. ligi tanımak istiyor, basında...

    Yani hiç kimse, hiç kimsenin peşinden koşmuyor.

    Peşinden koşulan tek büyük BOLUSPOR. Başka büyük yok.

    Sonuç Töngemen denilen hoca ile malzemecisinden başkanına kadar kenetleniliyor ve aynı ideal için koşuluyor.

    Açık aranmıyor aksine açık kapatılıyor, hatalar kişilere yüklenmiyor, paylaşılıyor.

    Boşluklar dolduruluyor, hiç kimse, "o benim işim değil" demiyor.

    Sorumluluk alması gerekenler kırılma, darılma pahasına da olsa alıyor.

    Hiç kimseye ya da kimselere hoş görünmek için çaba gösterilmiyor, aksine kurumsal düşünülüyor.

    Kişilere özel ENERJİ, Boluspor için SİNERJİ ye dönüşüyor. Yani enerjiler bütünleşiyor. O pozitif enerjiler iğne deliğinden geçip rakibe gol, Boluspor'a şans olarak geliyor.

    Hiç kimse kendisi için düşünmüyor, kendisi için yaşamıyor, kendisi için çalışmıyor, kendisi için oynamıyor ve sonucunda o mütevazı kadro, güçlü rakiplere rağmen (Antalyaspor, Kocaelispor, Sakaryaspor, Eskişehirspor, Diyarbakırspor,v.b) 1. ligin kapısından son anda dönüyor.Ve Türkiye ye BOLUSPOR damgasını vuruyor.

    İşte o başarının adı da "EKİP RUHU" oluyor.

    Peki ya sonraki sezon da...

    Hocanın ayakları yere basmıyor, dillendirmese de tavırları ile başarının mimarı olarak kendisini görüyor. Futbolcular,"Ben neymişim"diyor.

    "BİZ" yok oluyor "BEN" ortaya çıkıyor.

    Mağlubiyetlerde "DOĞRU" aranmıyor, "SUÇLU" aranıyor.

    Başarının ARA unsurlarından olan TARAFTAR ve BASIN bölünüyor ve de BOLUSPOR'un peşinden koşmamız gerekirken, kişilerin peşinden koşuluyor. Nefisler ön plana çıkıyor.

    Bir önceki sezonda bizi başarıya taşıyan en büyük etken olan SİNERJİ kayboluyor.

    Sonuç?

    İkinci sezonumuz da ligi daha iyi tanımışken,

    Amaç, ŞAMPİYONLUK olarak belirlenmişken,

    Başarılı bir sezonun ardından gelen yeni sezonda, isabetli transferler yaptığımız iddia edilirken,

    Ülkemizi saran ekonomik kriz sonucu, diğer takımlar krizle boğuşurken ve bu kriz BOLUSPOR'U TEĞET geçerken,

    Ankara'dan amacımıza ulaşamadan dönülüyor.

    Neden?

    Çünkü EKİP RUHU yakalanamıyor.

    Bu sezonda neler oluyor?

    İsimli mükemmel futbolculardan oluşan bir kadro ile lige başlanıyor,

    Bir önceki sezon, DİYARBAKIRSPOR'u SÜPER LİGE taşımış bir hoca ile anlaşılıyor,

    Hedef kesinkes ŞAMPİYONLUK olarak belirleniyor,

    Ekonomik sıkıntı yine yaşanmıyor,

    Yöneticilerin, "Tecrübe denilen şey, hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir" Sözü bir önceki sezondan önlerinde duruyor.

    Ama başarının ana unsuru olan HUZUR ortamı yakalanamıyor.

    Ve hepimiz aynı şeyi düşünüp aynı şeyi yaşamadığımızdan dolayı huzursuzluk hepimizi olumsuz etkiliyor.

    Değerli Boluspor Dostları!

    2007-2008 sezonunu yaşadık,2008-2009 sezonunu da...

    Başkanı da, hocası da aynı olan iki sezonda değişen tek şey, EKİP RUHU nun yakalanamayışı o kadar.

    DOSTLAR!

    ANA ya da ARA unsurlar, işlerine duygusallığı karıştırırlarsa huzur gelmez, o gelmeyince de başarı gelmez.

    Başarının yolu EKİP RUHU nun yakalanmasından geçer. Kurumsal düşünceden geçer.

    O da lafla olmaz, camia menfaatleri için kişisel hırslarımıza GEM vurmaktan geçer.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak