Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Mürekkepsiz gazetecilik

Dumlu Demircioğlu

    17 Aralık 2009

       Kamuran Bey bir akşam kapıdan içeri girerek "Senin de bir köşen olsun, istemez misin?" diye sorduğunda şaşırdım. Acaba memlekette tutulmayan bir köşe kaldı mı ki? Yıllarca ticaret yaptıktan sonra hala dönemediğim, tutamadığım bir köşe olmayınca hele hele global krizin yüksek desibelle estiği bir ortamda ticaret yapmanın zor değil, imkansız, hatta hatta mucizelere bağlı olduğu bir ortamda bırakın köşe dönmeyi, ayakta kalmak bile büyük başarı sayılmalı. İyi de bu Kamuran Bey durduk yerde bana niye bir köşeden bahsetti?
       "Anlamadım Kamuran Bey" dedim. "Ne köşesi?"
       "Bizim gazetede" dedi gülümseyerek.
       "Dalga mı geçiyorsun abi? Senin gazetede köşe mi kaldı?  Sen artık sanal alemlerde raks eden bir gazetede hala köşeden bahsediyorsun. Olsa olsa Sanal Gazetenin ana sayfam başlığı altındaki sayfanın sol üst köşesinde yer alan Yazarlar bölümünde ufacık bir link verebilirsin" demişim bir solukta. Hızlı konuştuğum için bazen karşımdakiler beni anlamazlar. Kamuran Bey de şöyle bir baktı benim şaşkın yüzüme. Terden ıslanmış alnımı silerken. "Sen öyle zannediyorsun" dedi.
    -Para vererek gazete alıp okuyan kaldı mı ki. Hele hele yerel bir gazeteye para verip alıp okuyan neredeyse hiç kalmadı. Herkes gazeteleri internetten okuyor. Bizde bu şekilde çağa ayak uydurduk. 
      -Sen geç onları, eskide kaldı basılı yayın gazeteciliği. Yazacak mısın sen onu söyle.
      -Yazıvereyim de ne yazıverecem?
      -Yazmak konuşmaktan iyidir. Ne yazarsan yaz.
    -İyi de ben en son 1983 yılında edebiyat dersinde bir şeyler yazmıştım. Ne yazabilirim ki?

      Yıllar ne çabuk geçiyor. Hep bizden büyüklerden duyardık bu sözleri. İnsan şakaklarına ak düşünce anlıyor zamanın hızlı bir şekilde geçtiğini. Kamuran Bey Bolunun Sesi gazetesini çıkarmadan önce Hitit Pasajındaki dükkanında fotoğrafçılık yaparken, 1991 yılının bir yaz ayında "Abi, benim düğünüm şu tarihte. Video ve fotoğraf çekimlerimi yapar mısın?"
     
      Aradan on sekiz koca yıl geçmiş. Sanki on sekiz dakika gibi. Hitit Pasajındaki fotoğrafçı Kamuran Abi bugün bana gazetesinde bir köşe veriyor. Yıllarca bıkmadan usanmadan haber peşinde koşmaktan yorulmuş yüzüne bakıp "Tamam Abi. Bir deneyelim bakalım belki bizi de okuyan olur" diyerek, bu şekilde mürekkepsiz gazeteciliğe benim de kafam yatmış olarak uğurladım Kamuran Beyi.
      Verilmiş bir söz var şimdi ortalık da. Oturup bilgisayarın başında neler yazabilirim diye düşünürken, gecenin güne kavuşma anı yaklaşıyor. Ben düşünmeye yarın da devam edeceğim. Bundan sonra da boş boş geçen saatlerin arasında yazmayı sevmeyi deneyeceğim affınıza sığınarak.

      Hayatınızın, sizlerin istediği şekilde akıp gitmesini dileyerek "Merhaba" diyorum.           

                                      Tahir CAN


        

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye