Bayram tebrik ilanlarınızı İNANDIĞINIZ, GÜVENDİĞİNİZ gazetelere veriniz

Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste

Esra Yıldız

    31 Mart 2010

       Bolu Atatürk Stadyumu'nda, geçtiğimiz pazar günü çok kötü bir gün yaşadık. Çünkü takımımız hiç beklemediği bir yenilgi ile şampiyonluk yolunda büyük bir yara aldı.

      Aslında yetkililerce bize çok önceden, bu karşılaşmanın gece oynanacağı müjdesi verilmişti.

      Bu müjde; hocamızın Kayserili oluşu, o gün bir Kayseri takımı ile mücadele etmemiz ve aynı zamanda ışıklandırmaların Kayseri'den gelmesi nedeni ile mi bilinmez, oturduğum yerde aklıma geliverdi.

      Durabilir miyim?

      Elbette ki duramadım. Neden bu karşılaşmayı gece oynayamadığımızı, oturduğum yerden protokolde ulaşabildiğim yetkililere sormaya başladım.

      Aldığım cevaplar beni şok etti diyebilirim. Hem de üç milletvekili ve kendi il başkanlarının gayet rahat oturdukları protokoldeki manzaraya bakarken.

      Işıklandırma ihalesi, milletvekillerinin verdiği kaynak sözü ile İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından yeterli para olmadığı halde yapılıvermiş. İhaleyi yapan devlet memuru da yüklenici gibi, hükümet olan vekillerine güvenmiş. İhalenin sonucunda işi alan yüklenici, işi hızlı bir şekilde 45 günde tamamlamış.

      Ne güzel olmuş, ne var burada demeyin. İşin ilginç yanı bundan sonra...

      İş bittikten sonra, belediye başkanı ve yardımcılarının da katılım sağladığı bir törenle ışıklar basın önünde yakılmış ve bunla kalınmayıp bir de alt yapı maçı oynanmış.

      Oynanmış oynanmasına ama bununla beraber sonrasında, bir de yüklenicinin geleceğiyle oynanmış.

      Neden mi?

      Söz verenler nedendir bilinmez, iş bittikten sonra köşelerine çekilivermişler.

      Çekiliverenler de hiç çekinmeden o aydınlatma direklerinin gölgesinde, bu pazar oynanan karşılaşmayı seyrettiler. Zavallı yüklenici, pazartesi bana hangi icralar gelir düşüncesi ile kara kara düşünürken.

      Bizde başarısızlığımızı; hocaya, sporcuya, basına, yönetime yorup duralım!

      Parasını alamayıp inim inim inleyen yüklenicinin ve bu durum yüzünden işinden olma tehlikesi ile baş başa kalan devlet memurunun ahı varken, bizim takımın iki yakasının bir araya geleceğini daha çok bekleriz!

      Ağalarımız; hakta, hukukta, mangalda kül bırakmazlar. Ama en yakın örneğinde olduğu gibi, hak yemekten ya da yedirmekten de geri kalmazlar.

      Bir de bu nimetten Alaaddin YILMAZ yararlanıyor, prim kazanıyorsa; hepten ölsün gitsin o yüklenici. Önümüz seçim. Kendileri için birilerinin önünün kesilmesi lazım.

      Yanlış anlamayın; niyetim birilerinin yağdanlığını yapmak değil, aklıma geleni söylemek. Sonuçta başkan da o kervanın yolcusu. 

      Biz bu filmi çok gördük.

      Bu yazıdan sonra, ne diyecekleri şimdiden kulaklarımda...

      Bize ne? Kime sormuş da yapmış?

      Helal olsun sizlere.

      Siz hiç merak etmeyin, o çok güvendiğiniz yaratan; yapmış olduğunuz manevra ile zor da bıraktığınız memurun da, yüklenicinin de hesabını nasıl olsa sizden bir gün sorar.

      Bundan hiç kuşkum yok.

    • Atilla30 Mart 2010 . 17:27

      Hiç alakası olmadığı halde yazıyı Boluspor aleyhine çekmek isteyenleri kınıyorum. Benim bildiğim Esra hanım bir Boluspor aşığıdır ve eşide en başarılı yöneticilerden biridir. Burada işlenen sadece yüklenicinin haklarıdır.
    • mustafa30 Mart 2010 . 15:14

      Bu yazının Boluspor´la ilgi kurmak isteyenleri anlayamadım. Bu iş sadece seçilenlerle müteahhit arasındaki sorunu anlatıyor. Lütfen güzel okuyup anlayalım, gereksiz yorumlar yapmayalım. Hem Bolusporu hem de yazarı yıpratan arakadaşları anlayamıyorum.
    • Okuyucu30 Mart 2010 . 10:50

      İlimizin en tarafsız  ve en iyi gözlemcisi Esra Yıldız Hanımı kutluyorum.Kaleminize, yüreğinize sağlık.
    • meraklı30 Mart 2010 . 10:08

      "hocamızın Kayserili oluşu, o gün bir Kayseri takımı ile mücadele etmemiz ve aynı zamanda ışıklandırmaların Kayseri’den gelmesi nedeni ile mi bilinmez, oturduğum yerde aklıma geliverdi." diyorsunuz. yani takımın yenilme sebebi bumu. ben biraz koca kafalıyımda anlayamadım.
    • Yorum Farkı30 Mart 2010 . 10:01

      Bir ülkede siyaset, varoluşsal yaşam ve demokrasi mücadelesi alanı olarak değilde, rant - çıkar - ihale takipçiliği alanı olarak görülmeye başlanırsa, demokrasimiz daha çok yaralar alır ve sekteye uğratılır ülkemizde. Saygılarımla.
    • Kul hakkı 30 Mart 2010 . 09:59

      Kul hakkı yiyen ebedi iflah olmaz. Bu dünyada parayı-pulu gani gani bulsalar bile Allah onlara yaşarken, bu dünyada cehennem azabı çektirecektir. İnsanların ekmeğiyle oynayan, Allahtan korkmaz, kuldan utanmazların Allah hiçbir zaman yanında olmaz. Hele hele yüzlerce, hatta Binlerce kişinin bedduası varsa üzerlerinde, bunlardan hiç kimeseye bir hayır gelmez. Müslümanız diyorlarsa onlarda buna inanacaklar.
    • Süleyman TURNA30 Mart 2010 . 09:49

      "Bizde başarısızlığımızı; hocaya, sporcuya, basına, yönetime yorup duralım!" Demek ne demek hanımefendi. Senin saydıkların pırıl pırıl tertemiz de Boluspordaki başarısızlığın tek sorumlusu ışıklandırma ihalesinde arada kalan vatandaşın ah ı mı? Allah bir kaç kendini bilmezin sorumsuzluğunu koskoca bir camiaya yıkarmı. Konunuz güzel ama Bolusporla bağdaştırmanız yanlış. Almış olduğunuz (cesaretli kadın) bu ünvanı haketmek istiyorsanız bu işten anlıyorsanız Boluspordaki eksiklikleri de yazarmısınız!

    • Selçuk30 Mart 2010 . 07:40

      Hem köşe yazısı hem de haber. Memlekette sömel altı neler oluyor da haberimiz yok. Zevkle okudum, teşekkürler.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Tonet Sandalye Cafe Koltukları Cafe Masa Sandalye Cafe Sandalye Bolu Dezenfeksiyon