bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

?Biz onlar gibi yapamayız?

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

Esnaf Kefalet seçimleri öncesinde, bu seçimlere yepyeni tertemiz yıpranmamış bir başkan adayını soyundurabilmek amacıyla, 2 bin küsur kişilik üye listesini önümüze alarak, seçimlere 10 gün kala birkaç arkadaş üzerinde çalışmaya başladık. Fakat kime teklif götürdüysek, ?Biz onlar gibi yapamayız? dedi ve hiç kimse aday bile olmak istemedi.

Evet, ?Biz onlar gibi yapamayız? cümlesinin altında çok şeylerin yattığını, sorguladıkça daha iyi anladım. ?Senin onlardan farkın ne? Niye yapamayız diyorsun?? gibi sorularıma genellikle kaçamak cevaplar aldım.

Yani herkes buralarda neler olduğunu biliyor, fakat bunu yüksek sesle söylemeye çekiniyordu. Çok daha fazla üstelersen de, sadece söyledikleri dört kelimeden ibaret; ?Biz onlar gibi yapamayız? oluyordu.

-Ve sonunda aday arayışıma bir son vererek, ?demek ki? dedim; ?bu Ahmet Yoltaş da, Nihat Alpat Öztürk de herkesten iyi yapıyorlar.?

Yoltaş?ın saltanatından yiyelim içelim!

Yeniden başkan seçilen Ahmet Yoltaş, ?Herkes yesin içsin saltanatım var benim? tarzından basına alelacele bir yemek düzenlemiş.

Yemekte yaptığı konuşmada, ?Kongre telaşı sırasında siz basın mensupları da bizler kadar yoruldunuz. Verdiğiniz destek ve özveri için sizlere teşekkür etmek amacıyla bu yemeği düzenledik. Görev süremiz içersinde, öncesinde olduğu gibi esnafımızın sıkıntılarına çözüm bulmaya ve onların yanında olmaya devam edeceğiz? demiş.

-Bilindiği gibi Yoltaş?ın kongresi öncesinde yaptığı gibi ona buna çamur atacağız diye bir telaşımız olmadı. Kimseye destek falan da vermedik ve bu yüzden de yorulmadık. Zaten bu yüzden yemeğe de davet edilmedik.

Ahmet Yoltaş kendisini destekleyen basını yedirmiş içirmiş, olsun varsın.

Biz ne İsa?ya ne Musa?ya yaranamayanlardan olduğumuz için, bize ne o taraftan ne bu taraftan bırakın yemeği, yağmurlu havada bile su yok!

Sağlık olsun, gün gelir ?DOĞRU?lar da bir gün prim yapar elbet!

?Beline sağlık?

Yıllar önce Rahmetli İlhan Önder abimizle eski Emniyet Motel?de içiyoruz. Yanımızdaki masada dönemin hızlı hovardalarından birinin kalabalık bir davetli masası var. Hovarda abimiz gece boyunca nasıl yaptığını, ettiğini anlatıyor. O anlattıkça, masada bulunan yaklaşık 10 kişi, ?La helal olsun ... Abi! Hay beline kuvvet!? deyip rakıları fondipleyip, mezeleri götürüyor.

Ertesi gün Fevzi Duru abimizin dükkânındayız. Hovarda abimizi iyi tanıyan Fevzi Duru?ya, Rahmetli İlhan Abimiz soruyor; ?Fevzi! .... de beline amma kuvvetli imiş. Gece boyunca adamın maceralarını dinledik? deyince, Fevzi abi de fondipçiler gibi birkaç övücü kelime sarf ediyor. İlhan Abi dayanamıyor, ?Fevzi sen de mi yoksa!? diyerek espriyi patlatıyor.

Geçmiş günlerde bu yaşanmış bir espriydi. ?Beline sağlık? lafları yine aynı manada, ama farklı biçimlerde günümüzde de yaşanıyor. Ve bunlara alkış tutanların sayısı her geçen gün artarak devam ediyor.

Allah adamın ayaklarını böyle dolaştırır

Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, Necip Çarıkçı?yı da üzerime salarak, bana zarar verebilmek adına her şeyi yaptılar. Görevini kötüye kullanarak ekmeğimle oynadılar.

Otopark olarak açtığım ve hiç kimsenin ruhsatı yokken, ruhsat almak için müracaatım bulunmasına rağmen, ruhsat vermemek adına yine görevini kötüye kullanan Alaaddin Yılmaz o tarihte, ?...işyerinizle ilgili olarak, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı düzenlemesi için yapmış olduğunuz başvuru; işyerinizin bulunduğu alanın, belediyemiz 1/1000 ölçekli uygulama imar planında otopark alanında olmayıp...? diye cevap vermişti. Hiç kimse imarlı arsasını gidip de otopark olarak imara tescil ettirmez. Böyle bir örnek, değil Bolu?da, dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Ama bizim Başkan böyle bir saçmalığı gerekçe göstererek, bana otopark ruhsatı verilemeyeceğini, bu şekilde yazılı olarak bildirmek gafletine düşmüştü.

Hiçbir kişinin arsasını geçici bir süreliğine otopark olarak kullanılması için, imar haritasında otopark olarak tescil ettirmez. Zaten buna gerek de yoktur. Halen kullanımda olan özel otoparkların hiçbirisi de bu tarife uygun değildir.

Ama Belediye?nin otopark olarak gösterdiği alanların, imar haritasında da otopark olarak işlenmiş olması şartmış Sayın Başkan! Bunu ben demiyorum, Yüce Yargı öyle diyor! Yani bu mecburiyet Belediyeler içinmiş.

-Anlayacağınız, Başkan?ın bana ruhsat vermemek için ortaya sürdüğü göstermelik bahanesi, şimdi geldi Başkan?ın kendi ayaklarına nasıl da dolaştı. Sakarya 2. İdare Mahkemesi?nin kararına göre, şu an para toplanan otoparklar, otopark değil, dolayısıyla buralardan para toplamak da yasal değil.

Hiç kimse Boluspor?un üzerinde olamaz!!!

Boluspor?da peş peşe handikaplar yaşanıyor. Altay maçının 63. dakikasında oyundan alınan Kaptan Erol Kapusuz?un yenik oynamamıza rağmen, sahadan ağır adımlarla çıkmasına seyirciler haklı olarak tepki göstermişti. Seyircilerin bu tepkisine karşılık veren ve onlarla küfürleşerek saldırıya geçen Erol Kapusuz?a Pazartesi günü yapılan yönetim kurulu toplantısında hiçbir ceza verilmemesi, yönetim kurulunun basiretsizliğini ortaya koydu. Yönetim seyirci kaldı ama taraftar seyirci kalmadı. 1965 Boluspor Taraftarlar Derneği?nden yapılan ültimatom gibi açıklama, Başkan Necip Çarıkçı?yı kendine getirdi. Çarıkçı taraftara şirin görünmek adına zamanında yapılması gerekeni, geç de olsa yapmış gibi gösterdi. Yönetim Kurulu kararı falan olmadan, Erol Kapusuz?a 10 milyar ceza verdiklerini açıklayıverdi. Ardından da Cuma günü Erol Kapusuz?a basın toplantısı düzenletti. Erol?un düzenlediği basın toplantısından bir özür mü çıkacak diye beklenirken, tam tersine, meydan okuma, spor yazarlarına ve bazı gazetelere hakaret etme, kendisini son 10 yılın en iyi kaptanı ilan etme gibi, özrü kabahatinden büyük bir basın toplantısı yaptı. Bu kadar çok laf edeceğine, sadece iki kelimeden ibaret, ?Özür dilerim? sözcüklerini söyleyiverse, bu bile yeterdi.

Erol Kapusuz, kendisine bu güne kadar prens gibi sahip çıkan Başkan ve yöneticileri de, kamuoyunda çok zor durumda bıraktı.

Hatta 1965 Boluspor Taraftarlar Derneği üyelerinden, bu konuda ılımlı olmaları istendi.

Hiçbir zaman hiçbir kişi bir kurumun üzerinde olamaz. Ama zaman zaman Boluspor?da bunlar oluyor. Becikoğlu döneminde, Milli Takımlar Başantrenörü iken Boluspor?un başına getirilen Tınaz Tırpan, 5 maç sonra gönderilirken, beyefendinin kariyeri sarsılmasın diye kendisi istifa etti gibi basına lanse edildi. O günlerde bu işin aslını öğrenip gazetesine, ?Tınaz Tırpan istifa etmedi, ettirildi? diye haber yapan Metin Ferah abimizin üzerine gelindi, hatta dövülmek istendi.

Bugün Erol Kapusuz olayında da yine aynı senaryolar yaşanıyor.

Kendinize gelin eyyyy yönetici kardeşlerim!

Siz kendinizi küçük görüyor olabilirsiniz. Ama unutmayın ki Boluspor büyük bir kurumdur. Ve hiç kimse bu kurumun üzerinde olamaz veya böyle gösterilmeye çalışılamaz! Bunu böyle bilin!


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: Email: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak