bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Herkes seçimini yapsın

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

Başkan Alaaddin Yılmaz, belediyenin gazetemize olan 10 aboneliğini iptal ettirdi. Kendisine hoş görünebilmek için olmadık taklalar atan, isterse önünde amuda bile kalkmaya razı gazetelere 50?şer gazete abone olurken ve hatta Bolu Belediyesi?nin bütün imkanlarını kendilerine sunarken, bolununsesi?ne karşı açık bir tavır almıştır başkan.

Başkanın kendisi ile bu tavrından önce yaptığımız her görüşmede gazetemizin muhalefetinden yakınırdı. Bu yakınmalarına karşı kendisine her defasında üstüne basa basa, ?Başkanım, gazeteciliğin asli görevi muhalefet yapmak, eleştirmektir. Demokrasinin güzellikleridir bunlar. Bundan dolayı alınacağınıza, bizi takdir ediniz. Bu gazete ne zaman size yalakalık yapmaya başlarsa da, o zaman beni bu makama sokmayınız, kapıdan kovunuz. Ben sizden bunu beklerim? dedim.

Başkan ise, beni değil de, gazetemi belediyeden içeri sokmama kararı aldı, gazete aboneliğini iptal ettirdi.

Başkan?ın bu tavrına da saygı duyuyorum. Kendisi gazetemizi okumak istemiyorsa, zorla okutacak halimiz yok. Ama şunu iyi bilmeli ki kendi işaret buyurduğu gazeteleri de, kimseye zorla okutamaz.

Ne yapayım ki, bütün Bolu bolununsesi Gazetesi?ni nasıl okuyorsa, bütün belediye de internet üzerinden yine bolununsesi Gazetesi?ni okuyor. Gazetelerin internet üzerindeki sitelerinin sayaçlarını incelerseniz (-ki çoğu gazete, okuyucusu olmadığı için bu sayacı göstermeye utanıyor) diğerleri ile aramızdaki farkı açıkça görürsünüz.

Peki halk Bolu?da neden bolununsesi okuyor?

Bunun cevabı gayet açık;

Çünkü bolununsesi; güçlünün, yani menfaat gruplarının, yani çıkar çevrelerinin, hatta Bolu?yu sömürenlerin yanında yer alıp kolay yoldan cebini doldurmak yerine, toplum menfaati için gücün ya da zorbanın karşısında durmayı, yani zor olanı seçiyor. Gazetemizin bu yılmaz mücadelesi, doğal olarak vatandaşlarımız tarafından takdir ediliyor. Telefonlarımıza, mesaj defterimize tebrikler yağıyor, yollarda insanlar önümüze çıkıp tebrik ediyor.

Son zamanlarda gazete sayısındaki patlama, gazete görüntüsü altında tetikçiliği, şantajcılığı da beraberinde getirerek, bu mesleğin iyice b..a bulanmasına neden oldu. Öyle ki, gazeteci olmama rağmen, bu kelimenin ismimin önünde unvan olarak söylenmesinden bile utanır oldum.

Gazetelerin birçoğu toplum menfaati için değil, belli menfaat gruplarının tetikçiliğini yapmak için çıkmaya başladı. Şantajcılık aldı başını yürüdü.

Bizim gazeteden Hakan Aydın?ı, Yeni Hayat?tan Ebru Eyvazoğlu?nu alan Ahmet Yoltaş?ın da ESKOP A.Ş. olarak gazete çıkaracağını öğrendim. Kendisiyle yaptığım telefon görüşmemde, ?madem bir gazete çıkaracak kadar bütçen var, neden bunu adam gibi birkaç gazeteyi yaşatmak için kullanmadın? Senin gazete çıkarmaktaki amacın ne? Eskop?tan aldığın 10 milyar maaşı gelecek seçimlerde kimselere kaptırmamak, oturduğun o koltuktan ömrü billah kalkmamak için mi gazete çıkarıyorsun yoksa? Başka gazetelerde çalışanları ayartman ne kadar etik duruyor?? diye doğal olarak tepki gösterdim. Ve bu tepkimi sizlerle de paylaşma ihtiyacı hissettim.

-?Memlekette ne kadar da çok gazete oldu? diye yakınmanın hiçbir anlamı yok. Herkes yemek yediği lokantadan, alışveriş yaptığı yere kadar nasıl seçici davranıyorsa, toplumu bilgilendirme ve yönlendirme görevini üstlenen gazeteler konusunda çok ama çok daha fazla seçici olmaya özen göstermelidir diyorum. Çünkü artık buna ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

Okurlarımızdan iki mesaj

İnternetteki Gazetemizin mesaj defterine Hüseyin Yıkılmaz ve Necati rumuzlarıyla bırakılan iki mesaj;

Hüseyin Yıkılmaz

İnsanlar layık olduğu gibi yönetilir... Hayatım boyunca gördüğüm en sakil, en estetiksiz, çalakalem yapılmış şeyi Hükümet Meydanı'na koydular. Artık bir şeyden emin olabiliriz; Alaaddin Yılmaz kesinlikle bir kez daha başkan olacaktır, hatta hep o olmalıdır. Yoksa bu ucubeyi başkası yapamazdı. Kendisine ve akıl hocalarına binlerce teşekkür... Neresinden bakarsan bak, elle tutulacak yeri olmayan, (olmadığı için kalasla desteklenen) bu da hangi k(a)lasın fikriyse artık, çok klas olmuş... Bolu'ya yakışmış... Bolu halkı bu kadar aşağılanacak kadar düşük mü? Biz nerede yanlış yapmışız böyle?.. Dünya ucube ödülüne aday, kağıttan evlerle birileri Bolu ile alay ediyor. Yazıktır ayıptır... Bir başka rezillik örneği de askıda ekmek mi nedir o şey... Muhtaç insanlara ekmek torbası asacaklarmış... İnsanları iyice sadakaya alıştırdılar. İnsanların vicdanlarını sızlatarak, sözüm ona güzellik yapacaklar. Bizim sırtımızdan bedava yaşayan yeni bir sınıf yarattılar. Kendi gettolarında kendileri gibi yaşayan, düşünen, sorgusuz biat eden yeni bir mahalle türüdür bu. Bedavaya alışan bu topluluk, yarın değirmenin suyu kesilince ne yapacak dersiniz. Emeksiz yaşamaya alışmış, üretmeyen bu insanlar, çalışmak zor geleceği için kendilerini buna alıştıranlara hesap soracaktır. Dilerim...

Necati

Beyaz Et Festivali zannediyorum ki; gerçek anlamda Bolu Belediyesi'nin organizasyonunda gerçekleşti. Bir anlamda da bazıları kendilerini kanıtlamak ve meşhur olmak adına (eh televizyonlarda da Seda Sayan?la boy göstererek tüm eş ve dostlara gerekli mesaj verildi) böyle bir işe kalkıştı. Ancak festival amacına ulaşamadığı gibi, tam bir fiyasko ile sonuçlandı. Bolu'nun nüfusunu İzmit'le karıştırıp her köşe başına sahne kurarak bir ilke imza atılmak istenildi ise de, şarkılarını ve gösterilerini boş caddelere yapan sanatçılar da hallerinden pek memnun görünmüyordu. Ulusal basında yer alamadık. Bu organizasyonla almamak daha hayırlı oldu belki de. Değerli mesaj sahipleri kısacası bu fikir tavukçuların fikri değildi. Onun için ilimiz ekonomisine katkısı küçümsenemeyecek bu sektörün çevre kirliliğini körüklemesine rağmen, hakkını yememek lazım.


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: Email: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak