bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Dereyi bir görseydik!

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

Boluspor bu sezon yaptığı transferle ister istemez taraftarlarını şampiyonluk için umutlandırdı. Geçen sene şampiyon olmuş takımı hocasından futbolcusuna kadar Boluspor’a kazandıran başkan, hiç bir zorunluluğu yokken kendi kendine büyük bir sorumluluğun altına girerek, henüz daha sezon açılışında şampiyonluk sözü verdi.

-Başkan burada yanlış yaptı. Henüz lig başlamadan, diğer rakiplerimizin ne yaptığını bilmeden başkan niye böyle bir söz verdi anlayamadım. Hele böyle bir yükümlülüğün altına girme mecburiyeti yokken, başkan neden kendini sıkıntıya soktu? Allah mahcup etmez inşaallah!   

Boluspor’da haşema modası!

Bayanlarda kapri diye epeyden beri giyilen şu paça boyu diz altından ayak bileğine kadar inen pantolonların, erkekteki haline AKP modası haşema diyorlar. AKP döneminde ortaya çıkan bu haşemanın esasen ‘hakiki şeriat mayosu’ kelimelerinin kısaltılmış hali olduğu söyleniyor.

Sezon açılışında bakıyorum Teknik Direktör Kemal Kılıç ile masörler Mustafa ve Erkan da AKP modasına ayak uydurmuşlar, birer haşema giymişler.

Formada “Mazı Restoran” yazıyormuş!

Boluspor’un sezon açılışı maçında giydiği formaların önündeki reklamı basın tribününde bulunan bir arkadaş “formaların önünde ne yazıyor” diye merak edip sorunca, yanıbaşımda oturan Av. Ahmet Dündar Özcan hemen atılıyor ve bu arkadaşımızın merakını gidererek, “Mazı yazıyor” diyor. Ahmet ağabeyimiz bilindiği gibi Mazı Restoran’ın esas büyük patronu. Büyük patron yanımda, avukat oğlu Volkan Özcan önümde oturuyorlar. Kendilerinin bugüne kadar maça geldiklerini pek görmedim. Belli ki verdikleri forma reklamı kendilerini maça getirmiş olmalı.

-Neyse ki ben şanslıyım. Ahmet Ağabeyimizin yanında oturmasam, forma reklamında ne yazdığını anlayamayacaktım.

Uzun fena çuvalladı gibi!

Saadet Partisi İl Başkanı Abdullah Uzun geçen hafta ülke gündemini sarsacak iddialarla açıklamalarda bulundu. “İddia, sahibini ya batırır ya çıkarır” gibi, iddia ile ilgili söylenmiş bir yığın müstehcen ata sözleri mevcuttur. İl başkanı olarak kendisini her zaman takdir ettiğim Uzun’un, böyle kendini eskitecek iddialarda bulunurken çok dikkatli olması lazım.

Uzun’un bu iddiaları geçen hafta genel basında yer alınca, ister istemez köşe yazarlarına da malzeme oldu. Geçen cumartesi günü Hürriyet yazarlarından Ayşe Özek Karasu “Meğerse kenelerin hepsi sekiz bacaklıymış” başlıklı yazısında Abdullah Uzun’un iddialarını çürüttüğü gibi fena halde benzetmiş. Bu yazının tamamı uzun olduğu için bazı bölümlerinden alıntılar yaparak aynen aktarıyorum;

“Türk'ün hayal gücü, siyonist komplo teorileri üretmekte Ortadoğulular ile yarışmaya başladı. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'ne yol açan "sekiz" bacaklı kenelerin Gerede'ye İsrailli kadın ajanlar tarafından getirildiği iddiası, Arap kökenli komplo teorileri kadar sofistike...
...Ortadoğu, İsrail'e dair şer söylenceleri bakımından çok zengin. İsrail'in Araplara karşı gizli tezgahları saymakla bitmez. Mısırlı'nın soyu kurusun diye, erkeklerin belden aşağısına radyasyon yayan nükleer kemerlerden tutun da, Gazze'deki Filistinli gençlere AIDS virüsü bulaştırmaya kadar her dedikodu mevcut.

ŞER DEDİKODULARINDA TÜRKİYE DE İDDİALI

Şimdi Türkiye'de de, İsrail kökenli komplo teorileri üretmekte Ortadoğu ülkeleriyle bir yarış hali hakim.

Sözü şu sekiz bacaklı kene meselesine getirmeye çalışıyorum. Türkiye'de 21 kişinin ölümüne yol açan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının kaynağını oluşturan sekiz bacaklı kenelere.

İddiaya göre, bu sekiz bacaklı keneler, turist kisvesi altındaki İsrailli kadınlar tarafından Bolu'nun Gerede ilçesine getirilmiş bulunuyor.

Saadet Partisi Bolu İl Başkanı Abdullah Uzun, her hafta salı geceleri 15-20 araçla Esentepe bölgesine gelen, tek tip elbise giymiş 40-50 kişilik İsrailli kadın gruplarının, kene vakalarıyla yakın bağı olabileceğini ileri sürüyor. Biyolojik saldırı ihtimali nedeniyle Sağlık Bakanlığı'ndan araştırma yapılmasını istiyor. Partinin yayın organı Milli Gazete de "Bunlar Mossad ajanı mı?" diye sür manşet atıyor.

GEREDE'DE İŞGAL İÇİN İNTİBAK EĞİTİMİ Mİ

Bölgede kamp kuran kadın gruplarının "esrarengiz" ziyaretleri, İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni'nin Türkiye'ye gelmesinden sonra başlıyor. Saadet Partili Uzun, bu grupların bölgeye hangi amaçla geldiklerini ve yetkililerin bu kişilere neye dayanarak izin verdiğini de öğrenmek istiyor ve şu soruları yöneltiyor:

"İsrail'deki çöl şartlarına uyumlu olan kişiler Büyük Ortadoğu Planı gereği işgal ettikleri ve edecekleri diğer İslam ülkelerindeki dağlık ve yeşillik arazi şartlarına intibak eğitimi mi yapıyorlar? Bu kafileler neden şehir merkezlerini ziyaret edip camilerin fotoğraflarını çekmiyor ve Esentepe'de yıldızlı otel olduğu halde, neden çadırlarda kalıyorlar?"

Saadet Partililer bu soruyu çok mantıklı buluyor olabilir ama, İsrail'e çöl şartlarının hakim olduğunu söylemek zor. İşgal için intibak eğitimi yapabilecekleri dere kenarlı, yeşillikli araziler kendi memleketlerinde de mevcut. Bunun için Türkiye'ye gelmelerine gerek yok.

Abdullah Uzun, Esentepe'de kene ısırığı kaynaklı bir ölüm vakası meydana geldiğini belirtip şu meseleye dikkat çekiyor: "Gerede ilçemizde bulunan keneler altı ayaklı ve zehirsizdir. Fakat bu kene sekiz ayaklı ve zehirlidir. Acaba ilimizde türü olmayan sekiz ayaklı zehirli keneler havadan mı Gerede'ye gelmiştir?"”

“...Uzun, çok esrarlı bir noktaya parmak basıyor gibi görünse de, kene literatürünü araştırınca, bu hayvanların zaten sekiz bacaklı olduğunu öğreniyorsunuz. Örümcek (arachnida) familyasına ait eklembacaklı bu canlıların larvası altı bacaklı, nimfe ve ergin hali de sekiz bacaklı oluyor. Yani her kene eninde sonunda sekiz bacağa kavuşuyor. Ve kenelerin, altı bacaklı böcek familyasıyla bir ilişkisi bulunmuyor.

Saadet Partili Uzun'un şüphelendiği kadın turistler de İsrail firması Geographical Tours ve Türkiye'den Pastoral Turizm Equinox Travel şirketinin, Gerede-Safranbolu-Amasra-Cide-Pınarbaşı-Ilgaz güzergahında arazi araçlarıyla düzenlediği "Queen Of The Black Sea" isimli yarışmanın katılımcıları. Araç kullanma, takım oyunu ve yön bulma becerilerine yönelik bir macera yani...”


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: Email: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak