bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

?Kuzu? deseydi, kabul görürdü

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

AK Parti Merkez İlçe Başkanı İsmail Gezgin; kimsenin etlisine sütlüsüne karışmayan, kendi halinde yaşayan, her zaman kanunlara saygılı, borcuna sadık, adeta örnekleri hızla azalmaya yüz tutan Bolu Halkı?nın munis yapısını, tek bir cümle ile değerlendirmiş. ?-Biz Bolulular; manda kaymağı yemiş, koyun gibi milletiz? demiş. -Teşbih de hata olmaz. Yalan da değil, doğruyu söylemiş. Tek hatası; ?Koyun? diyeceğine ?Kuzu? deseydi, insanlarımızın kolayca kabullenmesi açısından daha iyi olurdu. Tepkisiz bir toplum olduğumuzu yüzlerce örnekle kolayca ispatlayabilirim. Dürtmeyle bile uyanmayan biz Bolulular, her zaman her yerde tepkisiz insanlar olduğumuzu da kabullenmişizdir. Hatta tepkisiz oluşumuzu, ?Dombay eti yemişiz? veya Gezgin?in söylediği gibi, çeşitli benzetmelerle çok büyük bir marifetmiş gibi, itiraf etmekten de kaçınmayız. Hal böyle iken İsmail Gezgin?in, ?Koyun gibiyiz? benzetmesini üzerlerine alınıp tepki gösterenleri(!) görünce şaşırdım. Acaba biz Bolulular olarak, ?Evrim mi değiştiriyoruz, yoksa gerçekten değişmeye mi başladık?? diye bayağı bir heyecana kapılıp, sevindim. Sevincim fazla sürmedi. ?Koyun? lafına tepki gösterenlerden birisi de, önceki hafta Termal Otel?de yaşanan öldürme olaylarına karşı özellikle kendisinden görüş almak istememize rağmen, bu konuda ki düşüncelerini açıklamaktan kaçınan MHP İl Başkanı Ercan Üsküp oldu. Ercan Üsküp yeri geldiği için gösterdiğim küçük bir örnek. Bu tür örnekleri yüzlerce, hatta binlerce miktarda çoğaltabilirim. -?Koyun gibiyiz? benzetmesine tepki göstereceğinize, ?Neden koyun gibiyiz? diye bir düşünüp önce kendi kendi kendimize tepki göstermemiz gerekir! Hırsızlıklar mahalle bekçiliği ile önlenebilir Emniyet Müdürümüz Uğur Gür ile mahkemelik olduğumuz için bu önerim mantıken kabul görse bile sırf ?Kamuran?dan gelen bir öneri? olduğu için uygulanmayacağını düşündüğüm için bu güne kadar yazmamıştım. Ardı arkası kesilmeyen ve artarak devam eden hırsızlık olaylarını önlemek için birkaç haftadan beri yazmak istediğim önerimi, bu hafta yazmadan geçemeyeceğim. Eskiden olduğu gibi mahalle bekçiliği sistemi ile hırsızlıkların çok rahat önüne geçilebileceğini, böylece vatandaşlarımızın huzur ve güven ortamı içinde olacağını düşünüyorum. Yapılacak iş çok basit; tepe lambalarını yakarak araçla devriye gezmenin bana göre hiçbir yararı yok. Gece yarısından sonra sabah gün ağarana kadar polis memurları ikişer kişilik devriyeler halinde sivil ve yaya olarak dolaşması halinde. Hırsızlar eyleme geçemeyecekleri gibi, birçok hırsız da suçüstü yakayı ele verecektir. Böylece vatandaşlarımızın malları çalındıktan, yani eldeki elden gittikten sonra, karakollarda ifade vermek, parmak izi almak gibi bir sürü çalışmaya bile gerek kalmayacaktır. Dolayısıyla olay olmadan, olayların önüne geçilmiş olacaktır. Ortaklaşa başarı Birkaç yıl önce, Seattle Özel Olimpiyatları?nda, zihinsel özürlü olan dokuz yarışmacı, 100 metre koşusu için başlama çizgisinde toplandılar. Başlama işareti ile birlikte hepsi birden yarışa başladılar. Bir hamlede başlamadılar belki ama, yarışı bitirmek ve kazanmak için istekliydiler. Yarış başlar başlamaz içlerinden genç bir delikanlı tökezleyip yere düştü ve ağlamaya başladı. Diğer sekiz yarışmacı genç delikanlının hıçkırıklarını duydular ve yavaşlayarak geriye baktılar. Sonra hepsi yönlerini değiştirdiler. Geriye dönerek genç delikanlının yanına geldiler. İçlerinden Down Sendromlu bir kız eğilip genç delikanlının yanağına bir öpücük kondurdu ve -Bu onun daha iyi olmasını sağlar dedi. Sonra dokuzu birden kol kola girdiler ve bitiş çizgisine doğru hep birlikte yürüdüler. Stadyumdaki herkes ayağa kalkıp dakikalarca bu yürekli insanları alkışladılar. O gün orada bulunan herkes hala bu öyküyü anlatıyor. Çünkü öğrendikleri bir şey vardı; Hayatta önemli olan şey, sadece kendimiz için kazanmaktan ziyade, kimi zaman yavaşlamak anlamına gelse bile, kendimizle birlikte diğerlerinin de kazanmasına yardım etmektir !... Geçmiş olsun ASKF Bolu Başkanı Naci Parlak?ın kalp krizi geçirdiğini öğrendik. Kendisine geçmiş olsun diyor, acil şifalar diliyoruz.


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: Email: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak