bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Evlek evlek satıyor, böyle böyle batıyoruz

Boluca Eğrisi - Doğrusu

Yurdaer Kalaycı

yurdaerkalayci@superonlin e.com

Evlek evlek satıyor, böyle böyle batıyoruz

6/02/2018 “ODA TV“ SİTESİNDE

AŞAĞIDA Kİ YORUMU OKUDUM.

O NEDENLE DAHA ÖNCE HAZIRLAYIP YAYINLAMADIĞIM;

AŞAĞIDA Kİ YAZIYI HATIRLADIM.

İŞTE O YAZI:

*****

HER İLÇEYE YÜKSEK OKUL,

BEŞİK ULEMALARI

YAĞMA HASANIN BÖREĞİ

BİZ DE İSTERÜK

 

14. yüzyılda; medrese , “ulemalarI,” devletin ileri gelen zümresi idi.

İlkin:

( Fatih zamanında okutulması yasalaştırılan):

*- "Şerh-i Mevâkıf",

*-"Haşiye-i Tecrîd",

-"bu dersler felsefiyattır" denilerek

Sahn-ı Seman programlarından çıkarıldı.

*****

Daha sonraları ulema,

İlimi iki ana dala ayırdı.

*-İlmi ali (yüksek ilimler)

*-İlmi adi (adi-bayağı ilimler)

İlmi ali ilimler:

hadis, tefsir, kelam, kıraat, fıkıh v.s

İlmi adi ise:

pozitif ilimlerdi.

İlmi adi medresede yasaklandı

Bu durum da:

medreselerin çökmesine sebep oldu

****.

1767'de

*-Felsefe,

*- Tarih

kitaplarının “kütüphanelere konulmaması” için

Şeyhülislâm fetva çıkardı

****

Ardından.

1869'da da Şeyhülislamın fetvası ile;

Medreselerden

*- Matematik

*-Fen Bilimlerini ,kaldırıldı.

Böylece;

ulema sınıfı yozlaşmaya başladı.

****

Ulemaların çocuklarına da,

doğduğunda;

“Beşik uleması” unvanı veriliyordu.

Beşik ulemalığı sistemine göre:

“Alimin oğlu alim olarak doğardı.

Bu suretle etrafı;

“okuması- yazması bile olmayan”

ulemalar kapladı.

18. yüzyıla gelinmesiyle birlikte:

Bu ulemalar,

*-tüm yeniliklere karşı çıkmaya başladı.

Cumhuriyetin ilan edilmesi ile birlikte;

ulema sistemi kaldırıldı

***

Medresenin adı ”DAR-ÜL FÜNUN” oldu.

Ama ömrü yeteri kadar uzun olmadı.

Ad: tekrar değişti ÜNİVERSİTE oldu

Ulemanın adı da “Profesör” e dönüştü

2. Dünya savaşı sonras;

ı Almanyadan kaçan; Yahudi bilim adamları

ve mevcut az sayıda ki gerçek alimler sayesinde ,

üniversitelerimizi sağlam temeller üzerine oturdu.

İlk zamanlar :

*-İstanbul teknik üniversitesi

*-İstanbul üniversitesi

*-Ankara üniversitesi (cumhuriyet döneminin ilk üniversitesi)

vardı.

Üniversiteler

(gerçek akademisyenler yetiştirerek)

önce yavaş, yavaş artmaya başladı.

Sonra artış hızlandı.

Her il üniversite istedi.

Neden mi?

Üniversite kurulması demek:

“O ile,

*-“yeni binalar yapılacak,

*-öğrenciler, hocalar, memurlar gelecek;

*-cafeler- mafeler açılacak,

*-Halkın-esnafın yüzü gülecek”

demek”

[B u da o il de

“oyların”

artması demek]

Hızla her ile bir üniversite kuruldu.

Bir yandan da vakıf üniversiteleri önü açıldı

Ardından ilceler de ;

bize de bize de demeye başladı.

İlçelere de fakülte ve, yüksek okullar kuruldu..

Kuruldu ama …..!!!!

Bunlara gerekli olacak kadar yetişmiş akademisyen yoktu.

Bu sefer üniversiteler

“teksir makinası gibi”

akademisyen türetmeye başladı.

****

Cemaate yakın olanlar,

Siyasete yakın olanlar

üniversiteleri işgal etti.

Böylece unvanı akademisyen olan

“BEŞİK ULEMALARI” tekrar ortaya çıktı.

Hatta özel üniversitelerde;

sahte doçent ve profesörler peydah oldu

****

Bütün üniversiteler böyle mi?

Tabi ki değil

Özellikle köklü üniversitelerin pek çoğu ile,

Gerçek vakıf üniversiteleri başarılı eğitim veriyor.

Dünya çapında bilim insanları da yetişiyor.

Bazılarının öğrencileri daha mezun olmadan kapışılıyor.

-****

Maksadı :“sadece diploma almak olanlar “ :

bu tip il ve ilçe okullarında beşik ulemalarınca eğitilip;

“cafe” ler de-genel kültürlerini artırarak,

diploma alIıyorlar

Yakında büyük köylere de bölümler açılırsa şaşırmam.
****

Bolu mahalli ata sözünün dediği gibi:

EVLEK, EVLEK SATIYOR

BÖYLE BÖYLE BATIYORUZ

Yurdaer Kalaycı

 


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: Email: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak