bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Ne dersiniz Sayın Valim?

Muharrem Demirel

“Selam bedava tebessüm bedava  başlıklı yazımızın son cümlesinin son bölümünü;

“Selam vermek sünnet, almak farz”

Neymiş?

Selam vermek sünnet… Diyerek tamamlamış ve okuyucularımıza selam yollamıştık.

 

Cep telefonumun pili beni ortalama iki gün idare eder.

Ama bu yazıyı yazdığım gün ve ertesi gün telefonum rekor kırdı, hiç susmadı.

Pil günde iki defa şarj olunca şaşırdı kaldı.

Yazımızın içinde;

“Selamünaleyküm Bolu!

Selamünaleyküm dünya!” Dedik ya,

Geçtim Bolu’yu Amerika’dan, Almanya’dan, İsveç’ten bile cevap geldi;

“Aleykümselam Hocam Aleykümselam…”

 

Ya İzzet Baysal Caddesi…

Karşılaştığımız her kişi, özellikle ve mesajı aldık dercesine ya ‘merhaba’ dedi, ya da ‘Selamünaleyküm…”

Belli ki bizim yazı adrese gitti.

Kadı Camii’n karşısında sığınmacılar var, sıralanmışlar oturuyorlar; 

“Sabah-ul hayır Hocam sabah-ul hayır.”

Bir baktım bu da bizim Irak’lı Rait!

“Abartma Hoca O’da mı yazıyı okudu!” derseniz alakası yok

Onun karşılığı da, bir tebessüm, selam ve ardından gelen insanlık…

 

Hangi dilde hangi anlayışta olursa olsun Selam önemli hem de çok önemli,

Bir selamdır; sevgi, saygı nezaket ve medeniyetin ilk göstergesi,

Bir selamdır; aramızdaki dostluk ve saygı bağlarını güçlendirmenin, dostluk kurmamızın vesilesi,

Ne olursa olsun rengi, milliyeti, dili, dini,

Tıpkı benim Iraklı Arkadaşım Rait gibi…

 

365 günde 52 hafta var, 52 haftanın içinde de 104 hafta kutlanıyor…

Kutlanırken de; “Dostlar alışverişte görsün” den öteye gidilemiyor.

Çoğu da gereksiz!

Ya da ismi var ama amacına uygun kutlanmıyor; Kardeşlik Haftası gibi…

Kardeş olmanın, dost olmanın birinci basamağı selam değil mi?

 

365 gün de 104 haftanın pek çoğunu, “Dostlar alışverişte görsün” dercesine kutluyoruz, herkesin yaptığını yapıyoruz,

Peki, biz farklı bir şey yapsak,  herkesin yapmadığını yapsak,

İzzet Baysal Vakfı’nın, Ahmet Baysal Amcamızın başlattığı,

Anlamlı konuşması ile Sayın Valimiz Ahmet Zahteroğulları’nın renk kattığı bu güzel projeyi daha da geliştirsek,

Bolu’dan Türkiye’ye yayılan bir ışık, bir model olsak,

 “Selam ve Dostluk Haftası” ya da daha uygun bir isim bulsak,

Bolu’da ki ilan panolarını baştan aşağıya donatsak,

Gerekirse yerel sanatçılardan destek alsak, ‘selam ve dosluk’ üzerine şarkılarla konserler yapsak;

Sonra da Şenay’ın;

“…İnsanlar el ele tutuşsa
Birlik olsa
Uzansak sonsuza…”
şarkısında,

Yunus Emre’nin;

“Gel gidelim dosta gönül.” dizelerinde ifadesini bulan hedefe varsak.

Böyle bir hafta yapamıyorsak;

O zaman bu güzel ve anlamlı çalışmayı, İzzet Baysal Günleri’ne katsak,

İzzet Baysal’ımızı bir de böyle yaşatsak…

 

İnsanlar inanmak için her zaman hazırdırlar, yeter ki; Dinine ve töresine uygun olan şeylerle gelin,

Sonra isteyin.

Onlara istedikleri şeyi verdiniz mi, onlar da size istediğiniz şeyi vermek için gayret gösterirler.

Yeter ki samimiyetle inanın, yeter ki inandırın,

Ne dersiniz Sayın Valim?

Ha unutmadan; Orhan Uçar Bey, size de merhaba!

 

                                                                                                     

                                             


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: Email: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak