“Eleştiri belki güzel bir şey değildir, ama gereklidir. Ağrıyla aynı işi görür. Çünkü ağrı da vücutta bir arıza olduğunu haber verir.” Winston Churchill

BAYRAMIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 

BAYRAMIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 
    16 Mayıs 2021

          BAYRAMIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 

          Geçen haftaki yazımı okuduğumda Ramazan Bayramı’nı kutlamayı atladığımı fark ettim. Bu vesile ile azıcık geç kalmış da olsam, Ramazan Bayramınızı kutlamak isterim. Umarım takip eden bayramlarımız eve kapanmalı olmayan, eş, dost, akrabanın sevgi ve muhabbet ile buluşup kaynaştığı, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bayramlar olur.  

          Aslında bu gecikmiş bayram kutlamasının temel sebebi geçmiş Ramazan ve Kurban Bayramlarını fazlasıyla sıkıntılı geçirmiş olmamdı diyebilirim. Şimdi bu geçmiş iki bayramda yaşadıklarımı düşününce bazı can sıkıcı anıların depreştiğini de söylemeliyim. Gerçi insan gülmeyi bilmiyorsa geçmişe, umut etmeyi bilmiyorsa da geleceğe bakmamalı, ama yaşadıkları da insanda yer etmiyor değil. 

          Sosyal medyada Neşet Ertaş’a izafeten “kadınlar insandır, biz insanoğlu” şeklinde bir cümle okumuştum. Ne kadar da doğru… Özellikle cinsiyetçiliğin her türlüsünün en aşağılık, en iğrenç ve en vahşi biçimlerde tezahür ettiği günümüz dünyasında sosyal medyadaki bu cümle daha bir anlam kazanmakta. Kadınlar baş tacıdır gibi beylik laflar etmeyeceğim, merak etmeyin. Ancak yeryüzündeki tüm savaşları biz erkeklerin çıkardığını düşünürsek, kadınların ne denli üst düzey bir yaratım sürecinden geçtiğiniz az da olsa idrak edebiliriz sanırım. Tam burada son derece ironik bir noktaya geliyoruz: Bu kadar üst düzey insanların doğurup yetiştirdiği insan oğulları, neden alçaklıkta sınır tanımayan bireylere dönüşmekte? Bu sorunun cevabı ciltlerce ansiklopediyi bile doldurabilir, ancak buna ne vaktimiz ne de yerimiz müsait.  

           Hayat boyu ne değişik insanlarla karşılaşıyoruz, hiç düşündünüz mü? Normal şartlar altında selam vermeye bile tenezzül etmeyeceğiniz insanlarla hasbel kader aynı ortamı paylaşıyor, aynı havayı solumak zorunda kalıyorsunuz. Bu insanların birçoğu da maalesef küçük dağları yarattıklarını düşünme aymazlığından mıdır, cahil cesaretinden midir yoksa hanzoyum ama para bendecilikten midir bilinmez, kültürel ve sosyal anlamda gelişmiş toplumlarda zerre kadar yeri olmayan tipler… Tam da “insanları tanıdım artık, daha ne görebilirim ki?” dediğiniz anlarda öyle modellerle karşılaşıyor ki insan, ilk tepkisi “pes yani, bu da varmış!” oluyor. Elbette ki kimse dört dörtlük olamaz. Ticari zekâsı ve yeteneği üst düzey olan ancak insaniyete gelince ters orantılı biçimde diplerin de dibinde davranış kalıplarını kendisine ana hareket noktası edinen insanlarla da karşılaşabilirsiniz. Hele ki bu tiplerle iş hayatında amir - memur ilişkisi kurmak zorunda kaldığınızda, yirmi küsur yıllık kariyer yaşantınızın en berbat dönemlerini geçirdiğinizi hissedebilirsiniz. Söz konusu tipler sizi “paranı ben veriyorum, o halde her türlü hakaretime katlanmak zorundasın” düzeysizliği ile sözüm ona aşağılamaya çalışabilir, bunu yaparken de ne kafasızlığınızı ne eğitimsizliğinizi bırakabilirler, sanki kendileri ordinaryüs profesörmüş gibi!.. Zaman gelir lafla ezmeye çalışmaları yetmezmiş gibi suratınıza evrak fırlatacak kadar fütursuzluğun, ukalalığın uç noktalarına seyahat edebilirler. Böyle durumlarda o tiplerle aynı düzeysizliği sergileyip “işini de seni de…” diyebileceğiniz gibi, başınızı dik tutup gülebilir, sabredebilirsiniz.  

          Hayat tecrübesidir; enseyi asla karartmayın ve gülün gülebildiğiniz kadar. Zira gülmek güzel bir eylemdir; güzel ve devrimci bir eylem. Tüm okuyucularımızın geçmiş bayramını bir kez daha kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak