“Eleştiri belki güzel bir şey değildir, ama gereklidir. Ağrıyla aynı işi görür. Çünkü ağrı da vücutta bir arıza olduğunu haber verir.” Winston Churchill

Kadın-ım     

Kadın-ım     
    27 Mart 2021

     

          KADIN -IM ​

          İçinde, ilkbaharın gelişini müjdeleyen bir ay Mart ayı.…

           İlkbaharda açan çiçekler gibi, yeşeren umutların mevsimi…

           Herşeye ve herkese rağmen yaşayabilme sevincini içimize dolduran güzel günlerin başlangıcı... 

            ​Dünyada ki emekçi kadınlara şükran duyduğumuz bir günü de içinde barındıran vefalı bir ay, Mart ayı…

            ​Tarihimizde ki en büyük zaferlerden birinini de yadettiğimiz ÇANAKKALE Zaferi'nin yıldönümünü de içine alan anlamlı Mart ayı…. 

            ​Yine bir Mart ayı geldi ve yine bir İlkbahar sabahı uyandık ama hiç öyle koşarak kırlara falan uzanmadık. ​Ekonomisi, merkez bankası, gezi parkı, doları, eurosu vs şöyle dursun KADINLAR adına verilen bir karar ile yerin dibine girdik…

           Yerin üstüne çıkmış mıydık ? Evet….

            Sene 1934’ te, ATATÜRK Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkını vermişti…. Kadının varlığı söz konusu olmuştu….

            Hem de Avrupanın en medeni geçinen ülkelerinde kadınlara böyle bir hak tanınmamışken…

            O zamanlar bir lider vardı ve Cumhuriyetçilik ilkesinden hiç ödün vermemişti….

            İşte o zaman, gerçekten Avrupa bizi kıskanmıştı… ​

            Yıllar içinde kadın hem ülkemizde, hem dünyada hakettiği yere hiç bir zaman gelemedi. Kadın daha çok ezilen, hor görülen , sömürülen,kullanılan ve dışlanan bir insan oldu…

            Erkek egemen bir dünyada Kadın hep kendine bir yer aradı…

            Sadece eşit olmak istedi, sadece insan olarak görülmek ve muhatap alınmak istedi ama şiddet gördü, öldürüldü….

            Ve nüfusunun yarısı kadın olan bir ülkede yok sayıldı… ​

            İstanbul sözleşmesi’ neydi ? Kadını ne kadar koruyordu ? sokakta ki kadına, sokakta ki insana soruldu.. Bilgileri ve fikirleri yoktu ama yorumları ve lafları çoktu…

             Biz ne zaman bilgisiz ve fikirsizken konuşmayı öğrendiysek o zaman cahilleştik işte… ​

            Cahilleşmeyi marifet saydık… ​

             ‘Bilmiyorum’ demeyi bilseydik , becerebilseydik; meydan bu kadar kirlenmeyecekti…

            Ben bir KADIN olarak, Bir İNSAN olarak, kadına karşı şiddet ile mücadele alanında etkili işbirliği politikalarını hayata geçiren her türlü düzenlemeyi destekliyorum. İstanbul sözleşmesi gereği, öldürülen her kadının açıklanmak ve istatistiklere geçmesi zorunluluğu birilerinin işine gelmedi….

            Bilançonun ağırlığı, ağır geldi… ​

             Kadınlar güçlendikçe, değiştikçe, geliştikçe, çalıştıkça, okudukça, bilgilendikçe, kendilerini savunmayı becerdikçe, ‘Hayır’ demeyi öğrendikçe, deliye döndüler… ​

            Kadının kimliğine verilen her türlü zararın vebali vardır…

            Bir yılda öldürülen üç yüz kadının kan kokusu ile memleket bir adım ileri gitmez, gidemez…

            Her türlü başarısızlığı dış güçlere bağlayan, cahil güruhtan da, iktidardan da, muhalefetten de ricam ALLAH aşkına kadınları kirli siyasetinize alet etmeyin artık…

           Kadına, Ne zaman insan olarak bakarsanız o zaman insanlaşırsınız….

            ​İlkbaharda açan her çiçek gibi umut verir kadınlar.. Dünya var oldukça , kadınların gücünü içine sindiren erkekler kabul görecek ve sevilecektir. Kadın cinayetlerinde adı hiç geçmeyen güzel şehrimiz Bolu’nun diğer şehirlere de örnek olmasını temenni ediyorum. Etrafında ki bütün bayanlara kıymet ve değer veren, cinsiyet farkı gözetmeyen sevgili hemşehrilerime, sevgiyle… ​

            Filiz Sarıkaya Yılmaz

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak