“Eleştiri belki güzel bir şey değildir, ama gereklidir. Ağrıyla aynı işi görür. Çünkü ağrı da vücutta bir arıza olduğunu haber verir.” Winston Churchill

Pandemi ve Küresel Isınmanın getirisi, yeni nesil şehircilik! 

Pandemi ve Küresel Isınmanın getirisi, yeni nesil şehircilik! 
    25 Şubat 2021

          Pandemi ve Küresel Isınmanın getirisi, yeni nesil şehircilik! 

          Pandemiyi geçici bir durum olarak kabul etsek de, Dünyamızın önündeki en büyük tehlike küresel ısınma olarak karşımıza çıkıyor. Bu hazin gerçeği değiştirmenin, ya da yavaşlatmanın tek yolu var. Gezegenimizi hor kullanmamaya özen gösterip, elimizden geldiğince doğanın dengesini bozan faaliyetlerden uzak duracağız. Karbon Salınımı olarak adlandırılan ve en basit ve açıklayıcı durumuyla; İklim değişikliğinin, yani dünya yüzey sıcaklığının artmasının en önemli sebebi olarak gösterilen, atmosferde biriken ve sera etkisi yapan gazların (diazotmonoksit, hidriflorokarbonlar, karbondioksit, metan, petroflorokarbonlar, sülfürhegzaflorid gibi kimyasal gazlar) kullanımını kontrol altına almamızı gerekiyor. 

          İşte bu noktada iş ülke yönetimine ve yerel yönetimlere düşüyor. Ya bu gerçeği kabul edip bilinçli şehirler yaparak nesillerimizi kurtaracağız. Ya da yeni nesillere kötü bir miras bırakacağız. 

          İlk uygulamaları Fransa’nın başkenti Paris’te başlayan ve kent sakinlerini 15 dakika yürüme ve bisiklet mesafesiyle her türlü ihtiyaçlarına erişebilmelerini sağlayacak şehir iyileştirme planları diğer ülkelerde de devreye sokulmaya başlandı. Benim de çok sevdiğim ülkelerden biri olan İsveç de başı çekenlerden. 

          Fazlasıyla yeşil bir ülke olmasına rağmen İsveç, cadde ve mahalle aralarındaki 70.000’e yakın araç park yeri yeşil alana dönüştürülüyor. Bu park alanlarına, tamamen doğal malzemelerin kullanıldığı masa ve sandalyeler, büyük saksılar yerleştiriliyor. Yani bir başka değişle tamamen asfalt ve beton olan araç park yerleri doğal hale getiriliyor. İnsanlar evlerinden çıktıkları anda artık yeşil alanlarla karşılaşacak. Şehirler tekrardan tasarlanıyor. Sokak ve caddelere araba park etmeyi yarı yarıya azaltıyor. Pandemi’nin yeni bir açık hava ve yaşam kültürünün ortaya çıkardığı gerçeği üzerinden yol alıyorlar.  Artık sokak ve caddelerde, elektrik şarj istasyonları, bisiklet park noktaları göze çarpıyor. Mahalle ve semtlerdeki kamu binaları ve bahçeleri de özellikle hafta sonları, halka farklı etkinliklerle hizmet edecek. Belki bir banka gişesi, belki bir vergi tahsilat gişesi ya da sosyal kültürel etkinliklere sahne olacak. Amaç vatandaşların 15 dakikalık yürüme mesafesinde ihtiyaçlarını karşılayabilmesi. Araç kullanımının en aza indirmesi. Ülke 2030 ajandasını gündemine alıyor. 10 yıllık bir eylem planı hazırlıyor. Hedef evrensel ve sosyal bir korunma sağlamak. Kapsamlı ve sürdürülebilir bir ekonomik bir büyümeyi insan hakları çerçevesinde gerçekleştirmek. 

          Peki biz Bolular 15 dakikalık mesafeye araba kullanmadan gidebilir miyiz? Böyle bir fedakarlığı gelecek nesillerimiz için yapabilir miyiz?  Küresel Isınma biz Bolular için bir anlam ifade ediyor mu? Bolu Green City (Yeşil Şehir) olabilir mi? Bolu bir yerlerden başlayabilir mi? Bir fark yaratabilir mi? 

           Cumhur Bandakçıoğlu

     

     

     

     

     

    • Esra25 Şubat 2021 . 19:52

      Endüstri 4.0 Klaus swap ...savaşları çıkaran onlar sanayii devrimini yapan onlar şimdi çıkmışlar carbon emisyonu yeşil yeni mutabakat diye diye suçlu arıyorlar suçlular belli !!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak