BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Duydum ki unutmuşsun!!!​​​​​​​

Duydum ki unutmuşsun!!!​​​​​​​
    20 Kasım 2020

         DUYDUM Kİ UNUTMUŞSUN!!! 

          Şu sıralar, hiç birimiz sevgiliye 'duydum ki unutmuşsun, gözlerimin rengini' sitemini yapacak halet-i ruhiye içinde değiliz tabi ki. Benim de kastettiğim bu şarkının sözleri değil elbette. Üzerinden yirmi bir yıl geçen ,iliklerimize kadar yaşadığımız 12 kasım 1999 Bolu Düzce depremini değil, 30 Ekim 2020 İzmir depremini bile unutan hafızalara sitemim. Otuz Ekim itibari ile bir hafta televizyon ekranlarında inşaat mühendislerini, deprem uzmanlarını, jeofizik hocalarını dinledik. Herkes, depremi yaşamış deneyimlemiş gibi konuştu. Milyonlarca lira kazanan ilkokul mezunu müteahhitlerin yanında, ayda bin liraya imza atan gencecik, pırıl pırıl mühendis gençlerimiz konuşamadı. Bütün televizyon kanalları, insanların acıları üzerinden reyting yaptı. Günler sonra enkaz altından çıkan küçücük çocukları, doğaüstü birşeymiş gibi mucize diyerek flaş flaş servis edip ekran karşısında ki insanları hüngür hüngür ağlattılar. Herkes yardımsever oldu, herkes sanal alemde acıları paylaştı. Aileler paramparça oldu, deprem yüzünden değil, içinde bulunduğumuz düzen, rant ve sorumsuzlar yüzünden. Çocuklar annesiz babasız kaldılar. Medya, böyle zamanlarda fırsatçılık yapanları hiç görmedi. Enkazlar kaldırıldıktan sonra da Amerikan seçimlerine akıp gittiler zaten. Beş yıl önce, İzmit Körfezi'nde yapılan asma köprünün taşıyıcı halatının kopmasından kendisini sorumlu tutan japon mühendisin 'sorumluluk benim' yazılı not bırakarak hayatına son vermesi bile, bizi hiç mi hiç ilgilendirmeyen Amerikan seçimleri kadar konuşulmadı Türkiye’de. İzmir depreminden beş gün sonra, bütün televizyon kanalları Trump ve Biden arasında ki seçim yarışına geçti .Ne çok Amerikancıymışız meğer... İzmir depreminden dokuz gün sonra da Hazine ve Maliye Bakanı tam da ülkenin ekonomik açıdan en sıkıntılı olduğu bir dönemde instagram hesabından istifasını duyurdu. Bir haftalık bir gündem sonrası bu konu da tarihin tozlu sayfalarında yerini almış oldu. Koskoca bir yıl bitmek üzere..Bunlar sadece bir ayın içinde yaşananlar. Dünya, pandemi ile başetme sürecinde ciddi anlamda sıkıntılar yaşıyor. Her yerde hastaneler, sağlık personelleri insanlara yaşam ile ölüm arasında ki mücadelede büyük fedakarlıklarla güç vermeye devam ediyor. Almanya'da yaşayan iki türk bilim insanının kendi şirketleri bünyesinde , aşı için yaptıkları çalışmalarının neticelerini umutla bekliyoruz. Unutmadan yaşamak imkansız ama bu kadar da ihmal edilmemeli hafızalarımız. Gerçek hayatın acılarından Acun medyanın Survivor'ına transfer olmak için aradan değil yirmi bir yıl, yirmibir gün bile geçmesini beklemiyoruz. İletişim çağında ki bu hız, zamanı bu kadar acımasızca harcarken, yavaşlığın keyfi, arka bahçelerdeki vişne ekşilerinin tadında kaldı. ....  O arka bahçelerde ki hatıralarını anımsayanlara sevgiyle....

           Filiz Sarıkaya Yılmaz

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak