BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Dombay Ahmet.. Hakem.. Aköğretmen..

Dombay Ahmet.. Hakem.. Aköğretmen..
    1 Ağustos 2020
    Dombay Ahmet.. Hakem.. Aköğretmen..Dombay Ahmet.. Hakem.. Aköğretmen..Dombay Ahmet.. Hakem.. Aköğretmen..Dombay Ahmet.. Hakem.. Aköğretmen..Dombay Ahmet.. Hakem.. Aköğretmen..Dombay Ahmet.. Hakem.. Aköğretmen..Dombay Ahmet.. Hakem.. Aköğretmen..

          Dombay Ahmet.. Hakem.. Aköğretmen..

           40 yıl düşünsem Dombay Ahmet'le Akçay'da bir sinemada buluşacağım aklıma gelmezdi.. Ahmet; daha önce de yazmıştım, Mürvet Merdan Hoca'ya İstiklal Marşı’ndaki ''en son ocak, obe'' yi soran arkadaş.. ''O be'' nin ne anlama geldiğini.. Mürvet Hoca'dan aldığı cevap ''Tüüü ! sana'' olmuştu.. ''Tüüü sana eşşek kafalı.. İstiklal Marşı okunurken sığır gibi dinledin demek..''

    * * *

           Belediyenin, Korona günlerinde moral olsun diye düzenlediği ''sinema'' etkinliğindeydik Ahmet'le.. Cuma günü “Selvi Boylum Al Yazmalım” la başladık, ve 6'ncı günün sonunda ''Harekat 8'' filmiyle kapattık.. Telefonla rezervasyonları da yaptırmıştı Ahmet, sağ olsun.. ''Gel lan'' diyordu, ''Belediyenin ikramları da var, her şey beleş..''

    * * *

            Çocukluğumuzu konuştuk buluştuğumuz Kafe'de.. Simitçi 'Bacaksız Mehmet' ten iki simit alıp yürüdüğümüz kaplıca yolunu, mahalleyi, mahallenin 'kafadan şinanay' abilerini.. Aklına estikçe evin çatısına çıkıp yoldan geçenleri kiremit yağmuruna tutan Şevket'i, elinde nacakla; ''Bize köpek osurtanlar derler'' diye bağırarak dolaşan Ahmet'i, pencereden yaptığı isabetli ''kaka'' atışlarıyla yoldan geçenlerin korkulu rüyası haline gelen Fahri'yi..

    * * *

            Rahmetli Vasfi Avlacıoğlu'nun lakabının 'Pompala Vasfi' olduğunu benim yazılarımdan öğrenmiş.. Elektrikler kesilip, yanında oturduğu lüks lambasının ışığı azaldığında kahvedekilerin; ''Pompala Vasfi ! diye uyardıkları için adının ''Pompala Vasfi'ye çıktığını.. Bana ulaşabilseymiş, ''Son Tur Mustafa'yı anlatacakmış.. Poker oynarken her oyunun sonunda; ''bir tur daha yapsak'' diyen ve bu yüzden adı ''Son Tur Mustafa'ya çıkan..

    * * *

            Film arasında Erol Taş'ı konuşuyoruz.. Ondan, Erol Taş'ın sinemadan önce boksla uğraştığını,1947 yılında kilosunda Türkiye ikincisi olduğunu öğreniyorum.. ''Eğer yazılarında ''Sinema'' olacaksa'' diyor, ''Mustafa Gökmen'in kitaplarından yararlanmalısın..''

    * * *

            ''Nasıl duymazsın onu? diyor; ''Sinemanın tarihini yazmış adam.. Üstelik Bolulu.. Çocukken Bolu'da bir film izlemiş, sonra, çıkamamış işin içinden.. Yazmış da yazmış, yazmış da yazmış..''

    * * *

            ''İnat da bir murat'' demiş atalarımız.. İnat ettim buldum Mustafa Gökmen'i.. Gerçekten de çok ilginç bir şahsiyet.. Tramvay Vatmanlığı da dahil yapmadığı iş yok.. Öyle ahım şahım bir tahsili de olmamasına rağmen cilt cilt kitaplar yazmış sinema üzerine.. Hem de ne kitaplar.. ''Türk Sinema Tarihi'' isimli olan Üniversitelerde ders kitabı olarak okutuluyor.. Kitabının bir yerinde de; 1925 Bolu doğumlu olduğunu, sinemayla 1935 yılında Bolu Belediye Sineması’nda tanıştığını söylüyor..

    * * *

           Belediye Sineması dediği yer, bildiğimiz Şehir Sineması.. ''1935 yılında gittim'' dediğine göre, inşaatı yeni biten,11 Aralık 1933 tarihinde kira sözleşmesi yapılan sinemaya gitmiş demek ki.. Kira ihalesinin yapılacağı güne ait bir gazete ilanı var, onu da paylaştım bu yazıyla birlikte..

    * * *

            İlandan, 1 salon, salona bitişik 5 oda,1 balkon ve 41 locası olduğunu anlıyoruz sinemanın.. Demirbaş olarak da 140 sandalye, 19 sıra koltuk, ve 7 parçadan oluşan dekor malzemesini..

    * * * *

           CORONA..

           Sanki başımızda dünyanın onca derdi tasası yokmuş gibi şimdi bir de corona çıktı başımıza.. Hepimizin gündeminde o.. Öyle anlaşılıyor ki, bu bayram da yine onun gölgesinde geçecek.. Sosyal mesafeli, maskeli, seyahat kısıtlamalı..

    * * *

           Allah’tan TV var.. Sabah kuşağı, diziler, filmler.. Dün akşam da Ölümcül Oyun'u izledim.. Goodnight Mommy'i.. Müthiş bir gerilim.. Tef gibi gerildim izlerken.. Bazı sahnelere odadan çıkıp kapının aralığından baktım.. 2014 yılının en iyi korku filmlerindenmiş.. Bayılanlar olmuş filmi izlerken..

    * * *

          İnternetten getirttiğim kitaplar da var bu sıkıntılı günler için.. Hakeza Bolu'dan sevgili Selahattin'in gönderdiği dergiler..

    * * *

           Geçtiğimiz yolların, sokakların, evlerin fotoğrafları var dergilerde, onlara bakıyorum.. İmaret Camisi’nin önünde çocuklar var.. Akpınar'dan, Gölyüzü'nden, Karaçayır’dan çocuklar.. Ellerinde Elifba, başlarında takkelerle.. Belli ki, yaz tatilinde Kuran kursu için gelmişler..

    * * *

            Orman İşletmesi var fotoğraflarda, Devlet Hastanesi, Meteoroloji.. Sayfayı çeviriyorum; eski Postane.. Erdem Abi, Seyfi Bey.. Üst katta iş önlükleriyle santralci bayanlar.. Binaya girişte üzerinde 'Telgraf' yazan yuvarlak pencere.. Bahçede fıskiyeli süs havuzu..

    * * *

           HAKEM..

           Orman okulunda oynanan bir maçtan bahsetmiştim geçenlerde.. Lefter ve Metin Oktay'ın misafir olarak yer aldığı bir maçtan.. 'Resmen şov yapmış o iki misafir' demiştim. Vücut çalımları, ver- kaç lar, top sektirmeler.. Çok ilginç bişey anlattığımı düşünmüştüm..

    * * *

           Meger asıl ilginç olan maçın hakemi Necdet Gezen'miş o gün.. O’nun, topu işaret parmağının üzerinde fırıl fırıl döndürerek çıkmasıymış sahaya.. Yanında Lefter, Metin Oktay ve bizimkiler; Bahattin Sipahi, İsmet Taşkın, Cumhur, Nihat, Çetin Salur ve Köse İsmail.. Hepsi de top hakemin parmağının ucunda dönerken çıkmışlar sahaya.. İsim benzerliğidir diye düşünmüştüm, değilmiş; Müjdat Gezen'in babasıymış o hakem..

    * * *

            ''Unutulmaz bir maçtı'' diyor arkadaş ama, ben hatırlamıyorum.. Benim için unutulmaz olan '12 Nisan 1956 perşembe günü oynanan maçtı.. Daha önce de yazdığım maç.. Hakem geç kalınca akşama doğru başlayan; Abantspor'un, maçın ilk golünü attığı, akabinde Bolu gençlik'ten ''Kötü Kenan''ın karşılık verdiği..

    * * *

           Ama maçı asıl unutulmaz kılan ikinci yarının başında Bolu Gençlik'ten Sabri'nin Abantspor'lu Ahmet'e yaptığı faul..18 içinde Sabri, Ahmet'in beline sarılıp ters kündeyle yere serince hakem penaltı vermiş.. Ondan sonrası komedi..! 'Kötü Kenan' abi'nin hakemi kovalamaya başlaması, ondan güç bela kurtulan hakemin bir süre ortadan kaybolması, herkes hakemi ararken onun ağaçların arasından Bolu Gençliği hükmen mağlup ilan eden düdük sesinin duyulması..

    * * *

           YAZDIM SİLDİM..

           Oturdum bu kurban bayramı için bir kaç paragraf yazdım.. Sonra baktım hepsi birbirine benzeyen bayram yazılarından olmuş.. Sildim.. Sonra bir daha yazdım, bir daha sildim.. Baktım silmek yazmaktan daha keyifli, yazdım sildim anasını satayım, yazdım sildim.. Kimse görmez nasıl olsa dedim, kimse suç unsuru bir şey bulamaz yazdıklarımda.. Ana avrat dümdüz gittiğim ''kötüler'' de oldu, kendilerine ilan-ı aşk ettiğim dünya Starları da.. Oh be! dedim, dünya varmış..

    * * *

            AKÖĞRETMEN..

            Bu sene ne kadar da çok cenaze kaldırdık Büyük Camii'nin önünden.. Birinin acısını unutamadan bir başkasını koyduk musalla taşına.. Geçen gün de Hüseyin Aköğretmen'i yolcu ettik.. Facebook sayfasından ''Sevgili dinleyicilerim, canım arkadaşlarım'' diye başlayan; ''Şimdi size Yıldıray Çınar'dan'' diye devam eden videolarını izlediğimiz.. Düşündüm de; Ömür dediğin aslında bir göz açıp kapama süresi.. O yüzden fazla da ciddiye almamak lazım hayatı.. Bir de ''Ölüm varken ben yokum, ben varken ölüm yok'' diyen çok güzel bir züğürt tesellisi var sıkı sıkı sarılacağımız..

    * * *

            Onu bunu bilmem, sağlığın yerinde mi? Evinde ekmeğin, cebinde üç beş kuruşun var mı? Yakana kocaman bir gül takıp, başında Lengeli bir fötürle dolaşabiliyor musun şehri akşam üstleri.. Şöyle ceketi omzuna atıp ''tek kanat yürüyüşü'' yapabiliyor musun İzzet Baysal'da.. Bir omuz yukarıya kalkık.. Oh! Senden iyisi yok..

    * * *

          Hoşça kalın arkadaşlar.. İyi bayramlar diliyorum hepinize..

          Erdoğan Mühürcüoğlu

          31.07.2020

    • Murat Unluer5 Ağustos 2020 . 03:04

      Merhaba Erdoğan Bey teşekkürler değerli yazılarınız için.Macta anlattığımız genc Sabri'nin oğluyum ben .Babam Sabri Ünlüer lakabiyla Kara Sabri den bu maci ve daha birçok maçlarını Kötü Kenani Gıcık Cahit i (Cahit Sinan ) orman okulunun sahasıni Bolu Genclik takımını hep anlatmıştı bizlere babam..Boluspor kuruluşunda olan Abant Spor ve Bolu Gençlikte oynayanlari rahmetle ve şükranla anıyorum .Sizede tekrar teşekkür ediyorum bu bayram bize duygu dolu anlar yaşattınız.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak