BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Fatih’in mirası mı dediniz? Bence  Destur deyiniz! 

Fatih’in mirası mı dediniz? Bence  Destur deyiniz! 
    14 Temmuz 2020

        Fatih’in mirası mı dediniz? Bence  Destur deyiniz! 

          Bilim ve teknolojiye inanmışlık. Bilgi kullanımı! Türkçe, Arapça, Farsça, Yunanca, Latince, Slavca! 6 dil konuşmak. Bu dillerde yazılmış bilimsel ve felsefi eserlerin neredeyse hepsini okumak. (Bugünkü popüler dille, kitap kurdu olmak) Bu dillerde olmayan kitapları getirttirmek ve onları tercüme ettirmek. Dönemin  yabancı filozoflarıyla istişareler yapmak sohbet etmek ve de tartışabilecek düzeyde olmak. 

          İstanbul’un fethinden sonra Troya’yı ziyaret etmek ve ‘Troya’nın intikamını aldık’ diyebilecek derin bir kültür çizgisine sahip olmak. Yani Homeros’un İlyada Destanı'nı okumuş olup, Anadolu insanına inanmak. 

           Analitik düşüncesiyle, fetih öncesi Avrupa devletlerinin durumlarını, birbiriyle  olan ilişkilerini takip ederek politikalar oluşturmak. Şansa değil, bilgiye güvenmek. 

          Donanmanın, dünya gücü olmak için ne anlama geldiğini bilmek. Denizlere hâkim olmanın, dünya siyasetine ve ticaretine yön vermek için gerekliliğine inanmak. 

          İstanbul ve Çanakkale'ye tersaneler kurdurarak kendi gemilerini kendi yapmak. Dışarıdan getirttiği ustalarla kendi toplarını yapmak. (Bugün buna beyin gücü transfer etmek deniyor) Antik Çağa ait eserleri okuyarak savaş taktikleri ortaya çıkarmak. Tarihten ders almak. Pozitif bilimlere inanmak. Felsefe bilgisiyle, düşünmeyi, danışmayı, tartışmayı, değerlendirmeyi bilmek. 

          İstanbul’u fethederek Roma İmparatorluğu’nun  mirasçısı olma vizyonun taşımak. Kuşatmada hiçbir kamu binasına zarar verilmemesini emretmek. Kültüre ve Tarihe karşı hassasiyetle koruyucu olmak. 

           İstanbul’a, sanatsal binaların yapılmasını teşvik etmek ve donatmak. Batının ve Doğunun önemli sanatçılarını, bilim insanlarını ve filozoflarını, onlara maddi ve manevi büyük imkanlar sunarak şehre getirtmek. Kendi portrelerini yaptırmak. Döneminin en ileri bilimsel eğitimini veren Fatih Medresesi'ni kurmak. Devlet adamı yetiştiren Enderun Mektebi'ni geliştirmek. 

           Kaleler inşa etmek. Bir Rönesans şaheseri olan Topkapı Sarayı'nı inşa etmek. Dünyaya Türkler'in, Avrupa'da işgalci değil, kalıcı, yıkıcı değil, yapıcı olduğunu deklare etmek, İstanbul’un, Avrupa'nın kültür başkenti olacağını söylemek. Farklı dinlere mensup insanlara, dinlerini özgürce yaşamaları ve ibadet etmeleri için ferman çıkartmak. 

           Yeşili ve ormanı sevmek. Hem de, ‘Benim ormanlarımdan bir dal kesenin kolunu keserim’ diyerek ferman çıkaracak kadar sevmek. 

           Biz bu mirasın neresindeyiz? Neresindesiniz? Ben size söyleyeyim; Üsküdar sahilinde çekirdek çitleme noktasıdır bizim geldiğimiz yer. 

           24 Temmuz da, İslam’ın doğuşundan 100 yıl önce yapılmış bir mabette hem de adı Ortodoks Mezhebi'nde (AYASOFYA) Tanrının üç niteliğinden biri olan çok önemli bir dünya mirasında namaz kılacağız. Selfi çekeceğiz. Bir Musevi’nin sahibi olduğu sosyal medyada bu fotoğrafları paylaşıp yorumlar yapacağız. Muhtemelen de öncesinde döner ekmek, sonrasında lokma yiyeceğiz. 

           Lütfen bir kez daha düşünün Fatih Sultan Mehmet’in mirası nerede, biz neredeyiz. 

                 Cumhur Bandakçıoğlu 

     

    • MUHSİN OSMANOĞLU23 Temmuz 2020 . 16:48

      CUMHUR BEY BİR AY OLDU TOZDAN BIKTIK BAHÇELİEVLER KARAKOLUN OLDUĞU SOKAK BİZİ NE ZAMAN TOZDAN KURTARACAKSIN
    • Ayhan Gürbüz 22 Temmuz 2020 . 04:16

      Sen bu dediğinden ne anladın. Ben sadece yazmak için yazdığını anladım ayasofyanin bizim bir destur değil şeref meselesi olduğumuzu bil .safsata yapma neyden onu söyle. Selamlar

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak