BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Hatıralar kokar Mahallemiz de...

Hatıralar kokar Mahallemiz de...
    28 Nisan 2020

          Hatıralar kokar Mahallemiz de...

          Şimdi, bir önceki yazımda bahsettiğim densiz develeri bir kenara bırakıyoruz ve içimizde ki şeytanlara zülfikarlarla saldırıyoruz. Böylece belki biraz MFÖ‘yü hatırlayıp şöyleeee hoooop diye seksenlere gidiyoruz… Televizyon ekranlarında heyecanla beklediğimiz Bizimkiler, Perihan abla, Süper baba, Ekmek teknesi, Mahallenin Muhtarları, Yılan hikayesi gibi dizilerde kendimizi bulduğumuz karakterleri sevgiyle anımsıyoruz.

           Seksenleri, ucundan bucağından yakalamış ve tanıklık etmiş her çocuk şimdi en az otuzlu yaşlarında… O yıllarda, her ailenin içinde bulunduğu bir mahallesi vardı. Mahallesinin bakkalı, kasabı, gazete bayisi, tüpçüsü, ayakkabıcısı, manifaturacısı, çiçekcisi, fırını, kahvehanesi, tuhafiyecisi, terzisi, halıcısı, berberi, sarhoşu, hacısı, hocası, vs..vs… Hepsi nevi şahsına münhasır esnaflardı, çoğunun da lakabı vardı… Dükkanların içine girdiğin zaman kendine ait hisseder, dükkanı alıp gitsen arkandan seslenmezlerdi… O denli güven, o denli samimiyet vardı. Aldığımız küçücük bir şeyi veresiye defterine yazdırır, aybaşında öderdik.. Aybaşı herkesin maaş aldığı günlere göre değişirdi..

          Benim babam öğretmen, annem esnaftı o yüzden hem memur hem esnaf yaşantısı ile büyüdüm. Memur, esnaf, tüccar, doktor, eczacı, hep birarada yaşamayı güven içinde sürdürdük yıllarca… Evlerimizin anahtarlarını, altınlarımızı, çocuklarımızı, hiç gözümüz arkada kalmadan emanet ettiğimiz o kültür zamanla yozlaştı ve başka bir kültüre evrildi… Anılarımızda tatlı bir hatıra olarak kaldı. Şimdi, o yılları anımsatan günleri az da olsa yaşıyor ve yadediyoruz.

          Pandemi nedeniyle evinde kalan altmışbeş yaş üstü büyüklerimizle, komşular ilgilenirken, mahallenin bakkalı telefon ile siparişleri ulaştırırken o samimi eylemlerle duygulanıyoruz… Manevi duyguların zirveye çıktığı, ruhların bütün kötülüklerden arındığı Ramazan ayının fazileti içinde insanlığın iyiye, güzele, güvene, samimi duygulara kanalize olmasını yürekten diliyorum. Bir anın doğması için, bir anın ölmesi gerekmiyor muydu zaten… Seksenli, doksanlı yılların sıcacık samimi havasının geri gelmesine belki de vesile olabilecek bu zorlu sürecin bitmesini sabırla ve umutla beklemeye devam ediyoruz.

         …Her insanın hatıraları, hatıraların da kokularını yaydığı mahalleler vardır. Sizi biraz oralara götürmek istedim.. Sağlıkla kalın….

          Filiz Sarıkaya Yılmaz

     

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak