Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Suçlu Kim!

Suçlu Kim!
    6 Şubat 2020

     

          Suçlu Kim!

          Maalesef bizimkisi, 2010 yapımı Keanu Reeves’in Fera Farmigia ve James Caan’ın başrollerini paylaştığı romantik komedi türü olan film değil. Bizimkisi bir gerçek, bir dram! Hep birlikte yaşadığımız, bir çürümüşlük, bir yozlaşma, kendini kaybetme. Kişisel çıkarlar uğrana her türlü densizliği göz önüne alabilme. Bir kopuş, bir ayrışma. Kafamızı ne tarafa çevirsek bir eksiklik, bir hata. Toplum ve kamu maddi manevi büyük bir iflasın içinde.

           4 ayrı parsel, 10 meskenden oluşan yerleşim birimi, müteahhidin, mülk sahiplerine daha fazla olanak sağlamasıyla tek bir kütleye çevrilerek 80-90 meskene, kamunun yani Belediye’nin onayıyla çevriliyor.  Yani bir zamanlar 10 ailenin yaşadığı yerde şimdi 80 aile yaşamaya başlıyor. Belediye sadece o anda sağlayacağı gelire odaklı. O bölgenin alt yapısı (Otopark, Kanalizasyon, vb) bu büyüme için yeterlimi umurunda değil. Sonrasında bütün sorunlar teker teker ortaya çıkıyor. Kanalizasyonlar tıkanıyor, kaldırımlar otoparka dönüyor. Peki suçlu kim?  Vatandaş mı? Müteahhit mi? Kamu mu?

           Bir çevre yolu planlaması yapılıyor, planlama kelimesinin içi boş. Şehrin geleceği hiç düşünülmeden, istişare edilmeden yapımına başlanıyor. Mevcut dere yatağı, bağlanması gereken noktaya bağlanmıyor, unutuluyor. Büyük bir ihmal ve kusur var ya da kasıt var. Sonuç bir sel felaketi! Suçlu kim?  Yol müteahhiti mi? İşveren Karayolları mı? Konunun muhataplarından DSİ mi? Yönetmeliklere aykırı bir şekilde binaların yapılmasına izin veren Belediye mi? Yoksa o binaları yapıp kullananlar mı?

          Ülkemiz çığ felaketlerinde en çok kaybı veren ülkelerin başında geliyor. Van Bahçesaray bu konuda en sabıkalı yerleşim bölgemiz. Büyük bir dram yaşıyoruz? Suçlu Kim? O yola bugüne kadar çığ siperliklerini, tünellerini yapmayan kamum mu? Kar küreme aracı operatörünün uyarısına rağmen yola çıkmaktan vaz geçmeyen vatandaşlar mı? Arama Kurtarma uzmanı olup ta bir çığ tehlikesiyle karşılanabileceği öngörüsünde bulunamayanlar mı? Yoksa o kurtarma ekiplerini eğitenler mi?

          Türkiye’nin en yoğun hava trafiklerinden birine sahip olan Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yaşanan üzücü kazada suçlu kim? Yıllardır ikinci pisti bitiremeyen ve tek pist üzerinden (Sabiha Gökçen de 2 pist yok. Rüzgâra göre tek pist 2 farklı yönden kullanılıyor) bu yoğun trafiği idare eden kamu mu? Kule görevlisi mi? Pilotlar mı?

           Ve insanımız… Kaptan anons yapıyor: Sabiha Gökçen havalimanında bir uçağın pistten çıkması sebebiyle alan uçuş trafiğine kapanmıştır. İnişimizi İstanbul Havalimanı’na yapacağız demesiyle birlikte, uçaktaki hosteslere hiddetlenen, bağıran, çağıran, düşünme ve sorgulama kapasitesini yitirmiş cahil ve yoz insan kitlesi bu ülkeye esir almış durumdadır. Bu insan kitlesi sadece o uçaktaki yolcuların içinde değiller onlar her yerde.  Daha neleri var neleri; Otoyol kenarlarında sürücüler için caydırıcı olsun diye konulan maket polis arabasının aksesuarlarını çaldılar. Kocaeli'nde Hapishane’nin kafeteryasını soydular. Bekçi, acemilikten diğer bir bekçiyi vurdu. Bakırköy’de savcı, meslektaşlarını ve adliye memurlarını dolandırdı.

           Allah’ım sen yardımcı  ol bize!

                                                                                   Cumhur Bandakçıoğlu

    • Mustafa DEĞER11 Şubat 2020 . 19:08

      Nasrettin Hoca misali herkes haklı...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak