Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

24 KASIM/ GERÇEKLER Gerçekler konuşulmadıkça, güneş doğmaz!

24 KASIM/ GERÇEKLER Gerçekler konuşulmadıkça, güneş doğmaz!
    23 Kasım 2019

    24 KASIM/ GERÇEKLER
    Gerçekler konuşulmadıkça, güneş doğmaz!

    Ne Oluyor?
    Her çevreden her türlü mobinge maruz kalan öğretmenler, yılgınlığın pençesinden çıkış yolu ararken ne yazık ki aradıkları ışığı görememekteler.
    Öğretmen neredeyse sistem içerisinde en son karar verici durumunda olup, öğretmenin verdiği karara saygı duyulmaması bir yana; her kararı sorgulanır duruma gelmiştir...
    Başarı ve başarısızlıkta onlarca etken söz konusuyken; başarı sadece öğrenci ve veli, başarısızlık ise öğretmenin hanesine yazılır hale gelmiştir.
    Veli nazarında öğretmenlik sıradanlaştırılmış; bu itibar erozyonu "sen kimsin; sen nesin, senin yaptığın işi herkes yapar" hadsizliklerini ayyuka çıkarmıştır.
    İnsanların öğretmen tarifi, efsane "4 ay tatili"nden öteye geçememiş; birtakım zevatın gözünde ise adı, "yarım gün çalışıp, yarım gün yatan" olmuştur adeta...
    Bizde, ilmin önemine binaen çok özel anlamlar yüklenen "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" sözü üzerine: "yirmi dokuz kere kırk yıl kölesiyiz öğretmenin" diye şarkılar bestelenmiş; ancak ne yazık ki süreç, öğretmeni, öğrettikçe köle! durumuna düşürmüştür...
    Şimdi hal böyleyken, bu ortamın ve bu ortamda yaşayan ve yetişen çocuğun eğitiminde öğretmen ne kadar etkin olabilir ki!..
    *
    Ne Olacak?
    Yine 24 Kasım, yine alışıldığı üzere bol süslü nutuklar atılacak; bol şaşaalı sözler yankılanacak gök kubbede; yapmacık, samimiyetten uzak tavırlar tavan yapacak; öğretmen taleplerinin, hatta verilip de tutulmayan vaatlerin üzeri, öğretmenlik kutsaldır; öğretmenlik fedakarlık ve sevgi mesleği gibi klişelerle kutsanıp küllerle örtülecek...
    Söz de yine mum olacak öğretmen, yine eriyecek; ancak üzerine tutulan kimliksiz, vandal, kaba spot ışıkları öğretmenin aydın, saygı, sevgi dolu mum ışığını gölgeleyecek...
    24 Kasım öncesinde öğretmene ne tür nobranlık varsa yapılacak; vurulacak, kırılacak, incitilecek;
    24 Kasım'da naif bir kimlikle öğretmene övgüler yağdırılıp gururu okşanacak, 25 Kasımda?!..
    *
    Ne Olmalı?
    24 Kasımlarda, çocuğunun önünde "ölmek istemiyorum" diyen eşinin boğazını kesebilen adam!!!ları yetiştiren eğitim sistemi sorgulanmalı!
    24 Kasımlarda sokak ortasında bir kadını 20 yerinden bıçaklayabilen insanımsıları yetiştiren eğitim sistemi sorgulanmalı!
    24 Kasımlarda kedi, köpek gibi insan dostu dilsiz kulları boğarak öldürebilen, ayaklarını keserek canlarına kıyabilen canileri yetiştiren eğitim sistemi sorgulanmalı!
    24 Kasımlarda kendisine ışık olan öğretmeninin canına kastedebilecek kadar sevgiden nasipsiz, kindar çocukları yetiştiren eğitim sistemi sorgulanmalı!
    24 Kasımlarda derman bulmak için gittiği doktora " yaz ulan şu ilaçları" diyerek vurup kıran, darp eden vandal, maganda tipleri yetiştiren eğitim sistemi sorgulanmalı!
    *
    Ayrıca,
    Okullar, bilim yuvası, sanat merkezleri olacak şekilde dizayn edilip donatılmalı, bilim sanat merkezlerinde sınavlarla yetenekli öğrenci arama yerine, yetenekli öğrencilerin ben buradayım deyip kendini gösterebilecekleri ortamlar yaratılmalı...
    Bütün okullar imkan ve donanım olarak birbirine denk hale getirilip, bütün öğrencilerin eşit eğitim almaları sağlanmalı...
    Müfredat herhangi bir ek eğitim, kurs ya da destek alınmasını gerektirmeyecek şekilde tekrar düzenlenmeli...
    Ders saatleri, çocukların aileleriyle daha çok vakit geçirebilecekleri, daha çok aile sıcaklığı ve şefkatini hissedebilecekleri sınırlara çekilmeli...
    Eğitimin ilk dört sınıfı, sınavdan muaf olup bu yaşlardaki küçük yürekler yaptığı netle, aldığı notla ezilip örselenmemeli; yalnızca temel değerler verilip, yetenekleri geliştirilmeli...
    *
    Sonuç olarak,
    Öğretmenin sosyal statüsü değişmeli, kaybedilen onur ve itibarı iade edilmeli, çalınan saygınlığı geri verilmeli, ekonomik gücü yükseltilmeli, eğitimin ticareti yapılmamalı, öğretmen yetiştirmede 40'lı yılların Köy enstitüleri; 60'lı, 70'li yılların öğretmen okulları sistemine dönülmeli, köylerde söndürülen eğitim ışığı tekrar yakılmalı ve memleketin her karışı sevgi, saygı ve hoşgörü ağıyla örülmeli...
    *
    ... ve diyorum ki:
    Çaresi yok! öğretmen er geç toplumdaki saygın yerini yeniden alacak; herşeye rağmen aydınlık gelecek yine öğretmenler tarafından inşa edilecek!..

    Sen Öğretmenim!
    Sen bir gün değil, 365 gün başlar üstünde taşınmaya lâyıksın!..

    Hayrettin Özpek/ 24 Kasım 2019

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak