Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Turuncu Greyder!

Turuncu Greyder!
    11 Ekim 2019

          Turuncu Greyder!
          Aslında bütün problem devletin işleyiş şeklinde ve eksiklerinde. Eğer bugün devletimiz gerçek anlamda bir planlama teşkilatına sahip olsaydı bu sorunların hiçbiri olmayacaktı. Şehirler kişilerin fantezilerine ve duygusallıklarına kurban edilmeyecekti. Hoş, devleti oluşturanlarında bireyler olduğunu düşündüğümüzde işin içinden çıkmamızın pek imkânı olmuyor. Ve karşımıza ‘Tavuk mu yumurtadan yumurta mı  tavuktan’ sorusu çıkıyor.
          Bolu’nun o eski günlerinde her devlet kurumu gibi Karayolları 41. Bölge Şefliği de şehir hayatında önemli bir yer tutardı. 70’li yılların başında alt komşumuz ve kiracımız, Mükerrem Bey, Karayollarında yüksek mühendisti. Karşı komşumuz Recep Amcamız vardı. (Haşmet Çelik abimizin babası) Karayolları personeliydi. İlkokulu Atatürk İlkokulu’nda okuduk. Hemen yanındaydı Karayolları. Sınıf arkadaşımız Güler ve ailesi Karayolları’nın tek katlı lojmanlarında otururlardı. Yine aynı lojmanlarda bir Elmas Hanım teyze vardı. Azeri kökenliydiler. Çocuklarının adı Azer, Baycan ve Aycan dı. Çok enteresan gelirdi isimleri bana. Bolu’nun uzun kışlarında akşamları Karayolları’nın ışıkları sürekli yanar, araçların motor sesleri yankılanırdı. Perdeyi açar camdan bakardık. Turuncu Greyderin karları süpürdüğünü, arkasından yine  turuncu küçük bir kamyonun tuzlama yaptığını görürdük. Büyük bir heyecandı o yaşlarda bizim için. Adeta bir kahramandı Turuncu Greyder! Karayolları 41. Bölge Şefliği’nin bahçesi ve alanı her zaman pırıl pırıl olurdu. Bir de şu anda yıkıldı yıkılacak o güzel taş binaları vardı. Çocukluğumuzun Karayolları ve Turuncu Greyderi çok gerilerde kaldı. Karayollarının adı bugünlerde Bolu için çok önemli bir meselenin üstünde duruyor.  
            2 önemli karayolunu üzerinde barındırmasına rağmen, Güney Çevreyolu adı altında Bolumuzun en verimli toprakları bir fantezi uğruna yok edilmek üzeredir. İlk bölümü olan D100- Mudurnu Yolu etabı tamamlanmıştır. Geriye kalan kısmı için Karayolları kamulaştırma çalışmalarına başlamıştır. Zaten dar bir coğrafya olan Bolu ovasının ortasına adeta bir ‘Çin Seddi’ yapılacaktır. Halbuki TEM otoyolu, Bolu şehir merkezi geçişindeki trafik yoğunluğunu, yapılacak ve emsali olan anlaşmalarla çok rahatlıkla alabilirdi. Yine bu yeni yola harcanacak kaynakla D-100’e  en az 3-4 tane battı çıktı yapılarak şehir içindeki ağır trafik rahatlatılabilirdi.  Bunlar düşünülmedi ve durduk yere Bolu’nun toprakları  betona, mucura ve asfalta teslim ediliyor. İşte bu yüzden diyorum, şehirlerin imar ve iskân hareketleri kesinlikle ve kesinlikle devletin oluşturacağı plan ve standartlarla olmalıdır. Aksi halde, birisi, birileri çıkar. D100’ü kapatacağım yeni yollar açacağım der ve bu güzel ve de özel coğrafyanın içine eder.
          Bütün Bolu Halkı’nın bu plansız, düşünülmeden icra edilen, doğayı, çevreyi ve gelecek nesilleri yok sayan projeye karşı çıkmasını istiyoruz. Biliyoruz ki, çocukluk kahramanımız o ‘Turuncu Greyder’ de böyle bir hatanın içinde olmaktan, hiç ama hiç mutlu olmazdı.

                                                                                Cumhur Bandakçıoğlu 

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak