Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

 Ziraat Bankası

    22 Mart 2019

             Ziraat Bankası

          Eski yıllarda TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASI derdik ve fakat şimdilerde sadece Ziraat Bankası diyebiliyoruz...?

          Farkında mısınız bilmem, yolunuz bu bankaya düştü ise, kalabalıktan içeri giremezsiniz. Bugünlerde adı TEŞVİK olan krediler vatandaşlara dağıtılıyor. Ki bu teşvik paralarını alanlar TARIMA VE HAYVANCILIĞA yönelsinler ki kuru soğanı ve patatesi yurtdışından getirmeyelim.

          Acaba bu uygulama ile çiftçi-üretici işinde başarılı olabilir mi? OLAMAZ... O alınan kağıt banknotları götürüp tarlaya serse veya hayvanın yemliğine koysa ve o paraları hayvanlar yese ET-SÜT artırımı olur mu...? Bunca yıldır bu gibi teşvik ve kredi uygulamaları netice vermemiştir. VERMEZ... Hatta bankadan o kredileri alıp başka ihtiyaç ve kalemlerde harcamalar yapıldığı herkes tarafından bilinmektedir. Ve üstelik bankaya olan borçlarda zamanında ödenmediği için (nasıl olsa ertelenecek veya taksitlerin zamanı uzatılacak-faiz nispeti düşürülecek gibi) bir sürü kargaşa alabildiğine devam edecek. Bunlar bilinen şeyler... Veya çiftçiye bilmem 8-10 baş düve, 30-40 kuzu 5-10 manda vermekle de asla hayvancılık ilerlemez, üretim olmaz.

       Şunu unutmayalım-Köylünün evvela DEVLET KAPISINA ihtiyacı vardır. Bu kapılar yok artık. Kapatıldı. 1985 yılında yapılan TARIM BAKANLIĞI REORGANIZASYONUNDA TÜRK KÖYLÜSÜ-ÇİFTÇİSİ resmen hiçe sayılmıştır, sahipsiz kalmıştır. Eğer bugün zaruri ihtiyaçlar için devlete müracaat ediyorsa, kendisine masraf kapısı açılacaktır.

          DERHAL TARIM ARAZİLERİNİ İSKANA AÇAN KANUN İPTAL EDİLMELİDİR. Ve yine DERHAL MAHALLE YAPILAN KÖYLER ESKİ STÜTÜYE KAVUŞTURULMALIDIR.

           Tarla-mera-çayır-çimen-bağ-bahçe-sulama olmadan hayvancılık asla olamaz-olamaz. Aksi taktirde tarımsal ürünleri hatıralarımızda veya rüyalarımızda görürüz.

           Bir zamanların 7 ülkeden biri olduğumuzda (kendi kendine yeten) yurt dışına hayvansal ve tarımsal ihracatımızla övünürdük.

             Neden mi ?... Bu meslek de çalışan, geceli-gündüzlü köylümüze hizmet eden bizler, boşuna mı AĞRI DAĞI yaylalarında zincirleme kuduz hastalığı mücadelesinde zirveye tırmandık ve yine boşuna mı bir OCAK AYINDA buz tutan ÇILDIR GÖLÜ’NÜN üzerinden jiple karşı tarafa geçtik...

          Kısacası: kuru soğana muhtaç olmamak için, patatesi dışarıdan getirmemek için, yine yapılacak en önemli işlerden biri de, şehirlere olan GÖÇÜ mutlak önlemektir.

                                                       Dumlu DEMİRCİOĞLU

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak