Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Otobüs kazaları

Otobüs kazaları
    6 Mart 2019

    OTOBÜS KAZALARI 

    Son zamanlarda şehirlerarası yolcu taşıyan araçların karıştığı kazalarda ki artış dikkatiniz çekmiştir. 

    Belki hatırlayanlar olur… 1990'lı yıllarda oldukça fazla otobüs kazalarına şahit oluyorduk. Herkesten bir ses çıkıyor, Bakanı da Başbakanı da konuşuyor ama sonuç bir türlü değişmiyordu. 

    Bir yandan terör, bir yandan trafik (özellikle otobüs) kazaları insanların yüreğini dağlıyordu. 

    Nitekim 2000’li yılların başında yapılan mevzuat değişiklikleri ile sürücülerin araç kullanma, dinlenme süreleri ile araç kullanırken yaptığı hızı belirlemeye yarayan takograf cihazı takılması zorunlu hale getirildi.  Terminallere giriş ve çıkışlarda görevli trafik polisleri tarafından bu cihaz fişleri kontrol edilerek işin ciddiyeti otobüs firmalarına ve otobüs şoförlerine hissettirildi. Şoförlerin belirli bir süreden fazla araç kullanmaması ve gerekli olan molayı vermesi konularında sıkı denetimler gerçekleştirildi.  

    Ayrıca Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) tarafından 1979 yılında 153 Nolu Sözleşme ile kabul edilen “karayolu taşımacılığında ücretli olarak çalışan sürücülerin çalışma ve dinlenme sürelerine ilişkin ilkelere",  gecikmeli de olsa 2003 yılında dâhil olduk 

    Sıkı denetimlerin, taviz verilmeden yapılan kontrollerin son iki yıla gelene kadar bu kazaları azalttığına sevinerek şahit olduk. 

    Ancak kontrol ve denetimler gevşemiş olacak ki,  şehirlerarası yolcu taşıyan araçların karıştığı kazalarda son iki yılda yine bir artış gözlenmeye başlandı. 

    Tabii ki yaşanan ekonomik sıkıntılar, firmalar arasında ki sıkı rekabet bu araçların kazaya karışma oranlarını tetiklese de, bunun en büyük nedeninin denetim eksikliği olduğu kanaatindeyim. 

    Şu gerçeği de unutmamak gerekir. FETÖ belası bu ülkenin başına sarıldığından beri en çok kan kaybeden kurumların başında Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı geldiğini düşünüyorum. Bu personel yetersizliği elbette denetim mekanizmasını olumsuz etkilemiştir. 

    Hatta ülkeyi yönetenler, bu nedenle trafik güvenliğini ikinci plana itmiştir. Devletimizin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 4 Mayıs 2018 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğünde düzenlenen "Şehirlerarası Otobüs Kazaları ve İlgili Kurumlarla Değerlendirme Toplantısı’nda, fetö ile mücadele için trafik birimlerinden diğer birimlere personel aktardıklarını net bir şekilde ifade etmiştir.( https://www.icisleri.gov.tr/sehirlerarasi-otobus-kazalari-ve-ilgili-kurumlarla-degerlendirme-toplantisi) 

    Sanırım yerel seçimler nedeniyle Bolu’ya çok sık gelmeye başlayan Bakanlar ve Devlet Büyükleri için bu durum istisna tutulmuş. Birisi geldiği zaman bütün kavşaklar, yollar, köşe başları trafik polisinden geçilmiyor. Bu da insanın aklına Bolu’da bu kadar trafik polisi var mıymış düşüncesini getiriyor. 

    Eminim ki tüm Türkiye’de olduğu gibi Bolu Emniyeti de fetö nedeniyle yaşanan personel eksikliğinden nasibini almıştır. Ama bir Devlet Büyüğü geldiğinde mecburen istirahattaki memurları çağırarak, başka görevdeki memurları kaydırarak, ya da memurları fazla mesaiye bırakarak gereğini yapmaya çalışıyorlar. Olan ne yazık ki emniyet mensuplarına oluyor. 

    Ne yapalım alışacağız artık, kendilerine gelince güvenlik, vatandaşa gelince fetö… 

    Ne zaman birbirimize saygı duymayı unutmaz, kurallara uyar ve otokontrolümüzü en üst seviyede tutarsak, bir başkasının bizi kontrol etmesine gerek kalmayacak ve kazalar minimum seviyeye inecektir. 

    Yoksa malumunuz olduğu üzere; nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir. 

                                                                             R. Tamer Özçelik

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak