Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Ben o gün Niğde Valisiydim

Ben o gün Niğde Valisiydim
    27 Şubat 2019

    BEN O GÜN NİĞDE VALİSİYDİM 

    31 Mart’a az kaldı. Seçimler yaklaşıyor. Adaylar da, ittifaklarda netleşmeye başladı… 

    Tabii bu arada proje enflasyonu da zirve yaptı. Her aday oldukça iddialı projelerle ortaya çıkıyor. Her adayın ortak projeleri de olmasına rağmen hiçbirisi projelerin nasıl gerçekleştirileceğini, maliyetini, kaynağını bunları nasıl bütçelendireceğini açıklamıyor. 

    Bir vatandaş olarak yapılan bu projelerin ne zaman ve hangi kaynakla gerçekleştirileceğini bilmek isterim. Sanırım birçok kişide benim gibi düşünüyor. 

    Ancak bu durumu normal karşılamak gerek… Bu memlekette;”herkese bir ev, bir araba olmak üzere iki anahtar vereceğim, …” diyen bir hanımın başbakan olarak seçilmesinden ve kimsenin de nerede bu anahtarlar diye sorgulamamasından sonra…  

    Her seçim öncesi atış serbesttir. Projeler, vaatler havada uçuşur. 

    Ama seçim bitip koltuğa oturulduktan sonra genellikle ne proje kalır, ne de verilen sözler… 

    Belki hatırlayan olur. Seçim vaatlerinin zirve yaptığı dönem rahmetli Süleyman Demirel'in yasaklar sonrası siyasete döndüğü 1991 seçimleri oldu. Demirel’in ''kim ne veriyorsa beş lira fazlasını vereceğim'' sözü siyasi literatürde yerini aldı. Yüzde 27 oyla iktidar oldu ancak sözlerini yerine getirmeden Özal'ın vefatının ardından Çankaya Köşkü'ne çıktı. (17.12.2004 CNN TÜRK) 

    Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, 1 Aralık 2016 yılında TÜSİAD'ın toplantısına katılmış ve burada bir konuşma yapmış ve "Seçim kampanyalarında söylenenle, sorumluluk omuzlarınıza yüklenince, söylemleriniz hiçbir zaman aynı olmaz. Hiçbir ülkede de aynı olmaz. Bu siyasetin gereğidir, siyasetle hakikat, her zaman birbiriyle örtüşmez..." ifadelerini kullanmıştı. (https://www.youtube.com/watch?v=RpwLik5Ym84) 

    Tabii ki siyaset zor zanaat…  

    Hayali bile adamı yoruyor. 

    Neyse, bize düşen söylenenleri ve adayları iyi tahlil etmek, söylediklerine sorgulamadan körü körüne inanmamak… 

    İnşallah hayırlısı ne ise o olur, faydalısı kimse o seçilir.  

    Bir hikâye… 

    Aksaray’ın Niğde’nin ilçesi olduğu günler.  

    Olay Aksaray’ın İncesu köyünde yaşanır.  

    Mevsimlerden Sonbahar, aylardan Ekim ayı, Anadolu’nun kırsal kesiminde yaşayan birçok insanımız gibi İncesu’lu Cumali’de geçimini çiftçilikle sağlar. Tarlasına buğday eker samanıyla ineğini besler, taneleriyle un yapıp çocuklarının ekmeğini çıkarır ‘’sadık yari’’ kara topraktan. Cumali tarlayı eksin ki, evinde ekmeği, sütü, yoğurdu olsun fazlasını pazarda satıp çayını şekerini alsın. Dost var, düşman var Karakış’ın ayazında ele güne muhtaç olmak var işin ucunda. 

    O gün sabah gün doğmadan kalkar Cumali, hanımının hazırladığı yoğurtlu aşlık çorbasını alel acele içer, öğlen yemeğinde yiyeceği azığını heybesine koyar ve öküzlerin çektiği kağnısıyla yola koyulur. Tarlasına varır öküzlerini karasabana koşar, kocaman ve içten gelen bir Bismillah’la yapışır kara saban’ın tutağına, tarlayı sürmeye başlar. 

    Bir iki sıra gidip geldikten sonra nasıl olursa Niğde’ye vali olmak düşer aklına, bir anda hükümet adamı olur Cumali, hem de en büyüğü, hem tarlayı sürer hem kararlar verir, bir şeyleri değiştirir, düzene koyar kendince. Herkes karşısında el pençe divan Cumali’nin, sayın Vali’m mal müdürü randevu talep eder, sayın Vali’m muhtarlar geldi sizinle görüşmek isterler, sayın Vali’m çayınız, sayın Vali’m kahveniz. 

    Cumali o gün bol bol sütlü kahve içer konuklarıyla, çok sevdiği kuşlokumlarından yer. Bu çok hoşuna gider ve kendini iyice kaptırır vali olmak düşüncesine, akşama kadar hayali mutluluğunu yaşar kafasında. 

    O gün sürebildiği kadar yeri sürer ve tekrar sürüp kapatır üstünü tarlanın ama sürdüğü yere tohum saçmayı unutur. Gün olur bahar gelir ekinler yeşerir fakat Cumali’nin tarlasının bir bölümünde ekin bitmez. Bunu gören İncesu köylüleri Cumali’ye tarlanın burası niye boş ekmedin mi burayı diye sorarlar.  

    Cumali şu cevabı verir; ''sorma gardaş ben o gün Niğde Valisi’ydim…'' 

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak