bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Var mısınız şereflilik ve yalancılık testine!

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

       1985 Yılı’ndan bu yana gazetecilik yapıyorum. Hiçbir zaman kendime YALAKA, YANDAŞ, YALANCI, ŞANTAJCI gibi yakıştırmalar yapmalarına meydan verecek yanlışa düşmedim. Yanlış insanlardan hep uzak durdum. Kim ne yaparsa yapsın beni bağlamaz dedim. Uzun yıllar önce gazeteciler cemiyeti denilen dernekten bile istifa ettim. BolununSesi olarak her zaman kendimize yakışan bir şekilde, gazetecilik mesleğinin onurunu koruyarak, olabildiğince işimi titizlikle yapmaya çalışıyorum. Meslektaşlarımız Bolu Belediyesi’nin kasasından 10 yılda en az 10 milyon lira hortumlarken, Bolu’nun daima en çok okunan en eski bir gazetesi olarak, 1 tek kuruş bile beklentim olmadı. "Lanet olsun! Gazeteden para kazanmasak da olur, başka işler yapar, oralardan para kazanırız!" dedik. Bu düşünceyle hareket ederek otopark açtım, mühürletti. Özel güvenlik şirketi dedik, ihalelerimize müdahale etmekten tutunda, bilinçli olarak şirketime ceza yazdırtma operasyonlarına varana kadar, tüm ekmeğimle oynama komplolarına rağmen, yıkılmadan bugünlere geldik. "Doğrular sendeler ama asla yıkılmaz" düsturu ile 10 yıldan bu yana her türlü kahpeliklere göğüs gerdim.

       Kalemini satanlara da hak vermiyor değilim!
       Meslek hayatım boyunca kendime YALAKA, YANDAŞ, YALANCI, ŞANTAJCI, KALLEŞ dedirtmedim. Bir sürü yanlışlarını görmeme rağmen, hiçbir meslektaşıma da bu tür yakıştırmalarda bulunmadım. Çünkü maalesef ülkemizin geldiği bu noktada basın sektörünün de büyük bir ahlaki çöküş yaşadığını, bu ortamda mesleğin onurunu koruyacağım diye direnmenin de çok mümkün olmadığını, çünkü direnen insanların ekmeği ile oynandığını görerek; “çocuklar ne yapsın aç kalacak değiller ya” diye düşündüm ve kalemini satanlara da hak vererek kendilerine bu şekilde eleştiride bulunmadım ve hatalarını yüzlerine çarpmadım.

       Kendinize saygınız yoksa, mesleğinize de mi saygınız yok ?
        Belediye’den öyle böyle değil, tahminlerime göre 10 yılda 10 milyon lira hortumlayan gazeteciler arasında aslan payını götüren başkanın baş yalakalarına sesleniyorum;
       “Siz bugün çökme yaşanan tünele benden önce gelmenize rağmen, orda gördüm ki sırtınızdaki çantanızdan fotoğraf makinesini bile çıkarmadınız. Siz nasıl gazetecisiniz? Bu olay, dünyanın her yerindeki bütün gazeteciler için iyi bir haberdir. Yakalamışsın haberi neden fotoğraf çekmiyorsun? İnsan hiç değilse çekiyormuş gibi yapar. Ya da çeker de gazetesine koymazsa koymaz. Ele güne karşı oradaki insanlardan da mı utanmıyorsunuz? Kendinize saygınız yoksa, mesleğinize de mi saygınız yok sizin?"

      Utanmadan sıkılmadan beni yalan haber yapmakla suçluyorsunuz!
       "Yakaladığınız bu güzel haberi fotoğraflamayarak haber yapmadınız. Mesleğin onurunu iki paralık ettiniz. Bırakın bari bu habere gidip haber yapmayan gazeteciler olarak mesleki sırrınız(!) orada kalsın. Haberi niye yapmadınız diye sizi suçlayan falan da yok nasıl olsa. Alın abinizin belediyesinden cukkaları, ihalesiz yollardan kafeleri, oturun aşağı. Ama sizin bu utanmaz sıkılmaz tavırlarınızı suratınıza tokat gibi patlatan çıkmadığı için, sizler iyice değneksiz gezmeye başlamışsınız. Hem semirmiş hem de azmışsınız. Kamuran Ağabeyinizin yaptığı bu haber, seçim öncesi A.Y. abinize dokundu diye, Kamuran Ağabeyinize saldırarak, utanmadan ve sıkılmadan aynen şöyle demişsiniz; “…Bazı basın yayın organları olayı yine çarpıtarak “Tünel çöktü” şeklinde vererek seçim öncesinde yalanlarına bir yenisini daha eklediler. Malum basın olayı yine yalanlarıyla abartarak servis etti…”

        Var mısınız; kim şerefli- şerefsiz kim yalancı test etmeye?
        Sizlere ‘YALANCI’ denilse belki ‘Yarabbi Şükür’ deyip yalamadan yutabilirsiniz. Ama, ben şahsıma YALANCI denilmesini hazmedemem. Bu nedenle hiç kusura bakmayın çünkü kendiniz kaşındınız. Ben şimdi buradan size düelloya davet ediyorum var mısınız?
        Tünelde yaklaşık 300 M2’lik bir asma tavan çökmesi yaşanmamış ve burada şans eseri sadece 1 işçi yaralanarak, kaza ucuz atlatılmamış ise, yazılanların hepsi uydurma ve yalan ise, bunları haber yapan kişi olarak; “BEN ŞEREFSSİZ BİR YALANCIYIM” diye pankart yazdırıp, Bolu Belediye Meydanı’nda bunu üzerime asarak gezmeye hazırım.
        Peki siz tünelde yaklaşık 300 M2’lik bir asma tavan çökmesi yaşandığı ve burada şans eseri sadece 1 işçi yaralanarak hastaneye kaldırıldığını, kazanın çok ucuz atlatıldığını göre göre, haber yapmadığınız, üstüne üstlük bu haberi olaydan hemen sonra ilk olarak gazetesine giren Kamuran Ağabeyinize YALANCI diye iftira attığınız için; “BİZ ÇOK ŞEREFSSİZ GAZETECİLERİZ. SAHİBİMİZE SALDIRANA, BİZ DE SALDIRIRIZ. ESAS YALANCI BİZİZ” diye pankart yazıp Belediye Meydanı’nda gezmeye hazır mısınız?
        Bu olayla ilgili bir hakem heyeti kurarak Belediye Meydanı’nda herkesin huzurunda aydınlatılmasına ben varım. Sizin de varsa cesaretiniz; “İŞTE SİZE HODRİ BELEDİYE MEYDANI!”

 


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak