bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Sen gazeteciliğin neresindesin?

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

   Canı birazda gazetecilik yapmak istemiş.
İşin zahmetine, riskine girmeden, bu işin böreği tarafında nasıl olunur?
    Ancak ve ancak el kesesi hamama girmekle olur.
    Bulursun parası bol bir işadamı.
    Verirsin ayarı, harcatırsın paraları.
    Geçersin direksiyonun başına.
    Başlarsın kaptan köşkünden genel yayın yönetmeni adı altında iğdiş keyfine.
     Nasıl olsa gazeteyi geçindirmek senin derdin olmadığı için,
öğleden sonraya kadar yatağından kalkmazsın.
     Tetikçilik gerektiği zaman arada bir köşe yazarlığına bürünüp, ağzından lağım saçarsın.
     Bu halinizle size de gazeteci dedikleri için, sayenizde mesleğimden utanır oldum.
    Hele birde gazetecilik mesleği hakkında ahkam kesmeniz yok mu, utanmazlık derecesinin vardığı son nokta.
    Hiçbir gereklilik mantığı olmadığı halde devletin resmi ilanları sayesinde sana muazzam bir kıyak geçilsin, olmadı yalakalık sistemi üzerinden belediyenin paralarını cukkala.
    Resmi ilanlarla bir taraftan yüksek rakamlarda devlet desteği al, bir taraftan da devlete karşı yükümlülüklerini yerine getirmeyerek, devlete SGK ve vergi borcu tak.
    Devlete iş yapan ticaret erbabı bütün herkes, her ay vergi ve SGK borcu yoktur belgeleri ile kontrol altında tutulurken, sen Gazeteci kimliği ile kendine dokunulmazlık zırhı edin. Ve adeta milletvekilleri gibi dokunulmazlığını ilan ederek, sen bu sorgulamalardan kendini muaf tut.
     Ooohhh ne ala memleket.
     Bunun adına da siz gazetecilik deyin.
     SGK ve Vergi Dairesi’nin yolunu unutan gazete sahipleri (!) için söylüyorum; 
     Bugüne kadar sizlerin borcunuzu sorgulatmayan ve sorgulamadan, kamu kurumlarından size ödeme yapmaya devam edenlere ve bu kanunsuzluğa vesile olanlara tek kelimeyle;
      YAZIKLAR OLSUN diyorum.

      Yayıncılık artık tümüyle internete geçmiştir.
      Haberi en hızlı ve en doğru şekilde aktaran internet yayınları birbiriyle ANLIK denecek hız limitleriyle yarışmaktadır. Bugünkü haberi yarından önce veremeyen, bu nedenle hiç kimsenin artık para vererek almadığı basılı yayın gazeteler, tarihe gömülmek üzeredir.
      Bir taraftan, resmi ilanlardan alınan aylık 22 bin lira gelir gelecek, bir taraftan da parası bol gazeteciliğe hevesli bir zengin bulunacak.
     Sende arada gazeteciyim diye geçinerek, sefam olsun ooohh çekeceksin.
      Birde utanmadan bu işin gerçek emekçilerine çamur atmaya kalkacaksın.
     Sen kendini gazeteci falan mı sanıyorsun?
     Sen olsan olsan gazeteciliğin ancak yüz karası olursun.
     Eskiden mahallede herkes birbirini çok iyi takip eder ve iyi tanırdı. Herkesin övgü ile bahsettiği temiz aile kızlarının genellikle nasipleri hep kapalı olurdu. Bun karşın gezmediği erkek kalmayan hafif kişilikli diyebileceğimiz kızlar, kendini iyi pazarlar, kocanın da en zenginini de onlar bulurdu. 
     Mahalleli gibi, bütün Bolu sizin ne mal olduğunuzu iyi biliyor.
     Ama buna rağmen, kendinizi iyi pazarlıyorsunuz.
     Sizin gazeteciliğiniz de aynen öyle…

             


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak