bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Ben başkan olsaydım

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

 

    Benim ne tuzum kuru, ne de işlerim tıkırında...

    Ama ben bundan 10 yıl önce, yani Necip’ten daha önce Boluspor başkanlığına soyunmuş bir adamım. 2000 yılında 40 kişilik listemle ortaya çıkıp, Boluspor’a başkan adayı olduğumda, listesi ortaya çıkmayan Mehmet İnceayan’ın, “Zorla beni Boluspor başkanı yaptılar” taktiğini geçersiz kılmıştım. Çünkü Boluspor Kulüp Başkanlığı hiç kimseye zorla verilmediği gibi, bunu isteyerek alan şahısların, niye her defasında böyle bir senaryo ortaya koyduklarına bir anlam veremiyordum.

     Bütün Boluspor camiası da her kongrede yaşanan “Boluspor sahipsiz kalmasın diye ben aldım” teranesinden benim gibi bıkmış olmalı ki, bu taktiği uygulayacağı önceden belli olan Mehmet İnceayan’a karşı, benim arkamda muazzam bir destek oluşmuştu.

     Seçim öncesi Vali Nusret Miroğlu ve Belediye Başkanı Yüksel Ceylan’la birlikte kulis odasına alındık. Listesi kargacık burgacık kara kalemle yazılmış, ama yazdığı hiçbir ismin onayı alınmamış olduğu her halinden belli olan cebindeki tek nüshadan ibaret listeyle birlikte, “istemiyorum ama yan cebime koyun” demek için hazır bekleyen Mehmet İnceayan ile 40 kişilik listesi bilgisayardan çıktısı alınmış ve çoğaltılmış hazır bekleyen bendeniz.

      Vali Nusret Miroğlu benim listemi eline alıp isimleri tek tek inceledikten sonra inanamamış olacak ki; “Kamuran sen bu listedeki isimlerin onayını aldın mı?” diye bir soru sordu. Ben de bu soruya karşılık birazda sinirlenerek cevap vererek; “Sayın valim o listedeki 40 kişinin tamamının tek tek onayı alınmıştır. Siz asıl o soruyu Mehmet İnceayan’a sorun, çalakalem yazdığı listesindeki isimlerden bir tekinin bile onayını almış mı acaba?” diye sertçe bir cevap verdim.

     Bu arada kulise girmeden ve kulis sırasında cep telefonum susmuyor, “Kamuran sakın adaylıktan çekilme, burada herkesin oyu sende” şeklinde destek telefonları yağmur gibi geliyor.

     Ancak ilin valisi ve belediye başkanı kongreye tek liste halinde Mehmet İnceayan’ın listesi ile girilmesini istiyorlar ve bu şekilde benim seçime girmemi engelliyorlar.

     Daha sonraki günlerde Vali Bey’e soruyorum; “Sayın Valim benim o gün başkan seçilmemi neden engellediniz” diye.

    Kendisiyle yakinen görüştüğümüz Vali Miroğlu bana aynen şöyle diyor; “Kamuran sana kıyamadım. Sen onlar gibi yapamazsın. Elinde avucunda bir evin var, onu da satardın. Sonra bana da vicdan azabı çektirirdin…”

      İşte sayın Valimin bu sözleri hala daha kulaklarımda çınlar durur.

      Derneklerde, kulüplerde, cami yaptırma derneklerinde, tarikatlarda, engellilerin, Maliye’nin, şehitlerin adını kullanarak çıkarılan dergilerle toplanan paraları gördükçe, Vali’nin; “Sen onlar gibi yapamazsın” sözü aklıma gelir.

 

    Doğru demiş Sayın Valim,      

    Ben başkan olsaydım Boluspor’a,

    Öncelikle kulübün bütün girdileri ve çıktıları şeffaf olurdu.

    Bu konuda dedikoduya, şaibeye mahal bırakmazdım.

    Bolululardan toplanan paraların hesabını kuruşu kuruşuna vereceğim gibi, Bolu’nun parasını, trilyonlarını aptalca her sene dipsiz kuyuya atarak çar çur etmezdim.

    Siyaseten de olsa başka şehrin takımlarını şampiyon yapmak için Boluspor’u kullandırmazdım.

    Benim Bolusporum’a, Yeşilçam’da dayak yiyen adam rolünü iyi oynadıkları için sürekli film setinin kenarında dayak yeme sırası bekleyen figüranlar gibi, aşağılık rolleri oynatmazdım.

    Boluspor’u amatör kümeye bile düşürsem, bunu onurundan ve şerefinden ödün vermeden yapardım.

    Birileri bana süper lige çıkarma sözü vermiş olsa bile, bunun hileli yollardan olmasını asla istemez ve kabullenmezdim.

    Onun bunun tavsiyesi ile takımı kaşarlanmış futbolculardan oluşturmazdım. Böyle futbolculara Bolu’nun milyarlarını kaptırıp, önlerinde diz çökeceğime, sahada onuru ile savaşan, sonuna kadar formasının hakkını veren genç futbolcuları tercih ederdim.

    Kulüpte her şeyin şeffaf olduğu ve kimseye veremeyecek bir hesabım olmadığı için, taraftarlardan yana bir korkum olmazdı. Bunun için hileli yollara başvurmazdım.

    Ve Sayın Valimin de dediği gibi; bütün bu nedenlerle tabii ki ben başkan olamazdım.


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak