bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Güç kimdeymiş belli oldu!

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

Sağlık Bakanlığı?nın internet sitesinde 3 Mart?tan itibaren Başhekim Ergun Hekim?in görevinden alındığı göründü. Bunun üzerine, daha önce yazdığım gibi, AKP İl Başkanı Mehmet Emin Güz ve üçü biryerde milletvekillerimiz, dördü birden Sağlık Bakanı Recep Akdağ?a çıkarak başhekimin görevden alınmasını, bu kararın tebliğ edilmesi aşamasında durdurmuşlardı. AKP İl Başkanı Mehmet Emin Güz, Başhekim Ergun Hekim?le hiçbir sorunlarının olmadığının altını çizerek, görevden alınmasıyla ilgili de, ne kendisinin, ne de Bolu milletvekillerinin hiç birinin alakaları bulunmadığını söylemiş ve ?Kendisinin görevinde kalması için de gerekli girişimlerimizi yaptık. İnternet sitesinde yer aldığı şekilde kendisine bu tebligat yapılamayacak? demiş ama ?Peki, başhekimin görevden alınmasını isteyen kim?? şeklindeki sorumuzu yanıtsız bırakmıştı.

İki hafta önce bu konuyla ilgili haberimizde Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz?ın iş ortağı ve halen AKP MKYK üyesi olan Mehmet Güner?in, Sağlık Bakanlığı?ndaki üst düzey dostları vasıtası ile, bu görevden alma olayını gerçekleştirmek istediğini yazmış ve ?Başhekim Ergun Hekim?i görevden almak isteyenlerin asıl amaçlarının ne olduğu konusu, önümüzdeki günlerde daha çok konuşulacak gibi görünüyor? demiştik.

Her ne kadar kağıt üzerinde yani ticaret sicili kayıtlarında Mehmet Güner ve Alaaddin Yılmaz özel hastanelerde resmen ortak olarak görünmüyorlarsa da, Özel Köroğlu Tıp Merkezi ve Özel Çağsu Hastanesi ile ilgili bütün konularda kendilerinin sürekli devrede olduklarını, Bolu?da görmeyen, duymayan, bilmeyen kalmadı. Buralardaki ortaklıklarını niçin gizlemeye çalışırlar, neden çekinirler, halen onu da anlamış ve bir anlam verebilmiş değilim.

Başhekimin görevden alınmasıyla ilgili iddialar da çok ilginç: İddiaya göre, İzzet Baysal Devlet Hastanesi?nde bir dönem yöneticilik yapmış olan Nebahat Ertilav, aynı dönemde Özel Köroğlu Tıp Merkezi?nde de yönetici olarak çalışmış. Konunun mevzuata aykırı olmasından yola çıkılarak yapılan şikayet sonucunda Bakanlık tarafından olay usulsüzlük olarak nitelendirilerek Özel Köroğlu Tıp Merkezi?nin o döneme ait devletten alacağı olan yaklaşık toplam tutarı 2 milyon YTL yani 2 trilyon lira kendilerine ödenmeyip bloke edilerek olay mahkemeye intikal etmiş.

Olayın bundan sonrası ise şöyle gelişiyor; sözkonusu meblağın devlet tarafından ödenmemesi karşısında, Mehmet Güner bu durumu usulsüz de olsa düzeltmeye kalkışıyor ve bunun için Başhekim Ergun Hekim?den ?Nebahat Ertilav?ın eylül ayından bu yana İzzet Baysal Devlet Hastanesi?nde yönetici olarak çalışmadığını gösterir bir belge düzenlemesini? istiyor. Ergun Hekim de böyle sahte bir belge tanzim edemeyeceğini kendilerine ifade edince, görevden alınma işlemi gerçekleştiriliyor.

Başhekim?in görevden alınması ile ilgili İl Başkanı ve milletvekillerinin gerçekten haberleri olduğuna en ufak bir ihtimal veremiyorum ve bu konuda kendilerine inanıyorum. Ama engel olamama noktasında aciz kaldıkları, acze düştükleri için, kendi hesabıma onların yerinde olmak da istemem.

Bir iktidar partisinde il ile ilgili alınacak kararlarda, önce il başkanı, sonra da milletvekillerinin sözü geçerli olmalıdır. Bu işin raconu budur. Kaldı ki, başhekimin görevden alınacağının belli olması aşaması ile görevden alınma kararının tebliğ edilmesi aşaması arasında geçen 20 günlük süre içinde, başhekimin neden görevden alınmak istendiği falan, mutlaka enine boyuna partililerle görüşülüp konuşulmuştur. Yani herkes, herşeyden yeterince haberdar olmuştur. Ama müdahale edilememiştir ve müdahale etmesi gerekenler tam anlamıyla aciz kalmıştır.

Bu vesile ile bir kez daha AKP?nin Bolu?daki ?Gölgelerin gücü He-man?i belli olmuştur.

Son bir isteğiniz var mı?

Ülkenin bir tarafında vergi yok, algı yok, elektrik parası ödemek yok, denetim yok. Ama kayıt dışı ekonomi adına ne ararsan var. Bizim bu taraflara gelindiğinde ise ?Allah devletimize zeval vermesin? diyerek, devletine karşı bütün yükümlülüklerini yerine getirmek için çaba sarfedip didinen, adeta kıçını yırtıp başına giyen, kendini parçalayan, tertemiz, iyi niyetli insanlar ve onların yanında bilindiği, hatta görüldüğü gibi batmış bir piyasa. Her ne kadar ?şahane? deseler de aslında hepten bozuk bir ekonomi. Esnaf rutin ödemelerini yapamaz hale gelmiş durumda. Buna karşın ekonomi bozukmuş... Esnaf siftah edemeden dükkan kapatıyormuş... Bütün bunları umuruna bile takmayan devletin kurumları, ?Ben anlamam kardeşim! Ödemezsen herbişeyini haczederim! Bankadaki hesaplarını da bağlarım!? diyerek, bütün bu işlemleri üçüne-beşine, gözünün yaşına bakmadan uygulamaya koyuyor. İşte bu noktada, ?Ya, bir dakika! Piyasa çok bozuk! Bunu siz de biliyorsunuz! Hele şu ara esnafımızın üzerine gitmeyin!? diyecek ve esnafa sahip çıkacak olanlar da, adeta onlardan beş beter. Onlar da aidat toplayamamaktan yakınarak, ?Biz de hacizlere başlayacaz? diye çıkıp utanmadan bir de beyanat veriyorlar.

Milletvekilleri nerede derseniz, ben hiçbir şey demiyorum.

Darağacında asılacak adama bile ?Son bir isteğin var mı?? diye sorarlar. Esnafımız adeta darağacında son nefesini vermeye hazırlanıyor. Bu durumu seyredenler de ağzında kaç altın dişi var, onun hesabını yapıyor.

Yazık, hem de çok yazık!

Sıra size de gelecek, bunu unutmayın!

Birçoğunuzun bildiği papaz söylemini yinelemekte yarar görüyorum;

Naziler onu almaya geldiklerinde papaz o ünlü sözünü söyledi;

?Önce Yahudileri götürdüler, sesimi çıkarmadım, ben Yahudi değildim. Arkasından aydınları götürdüler, sesimi çıkarmadım, aydın değildim. Sonra muhalefeti götürdüler, sesimi çıkarmadım, muhalefet değildim. Peşinden çingeneleri götürdüler, sesimi çıkarmadım, çingene de değildim. Peşpeşe demokratları, sosyalistleri, liberalleri götürdüler. Sesimi çıkarmadım, çünkü hiçbiri değildim. En sonunda beni götürmeye geldiklerinde etrafıma bakındım, gördüm ki ses çıkartacak kimse kalmamıştı.

-İşte sıkça tekrarladığımız, o meşhur öyküyü hepimiz biliriz. Hepimiz söyleriz. Ama ne yazık ki hepimiz susmaya, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın demeye devam ederiz.


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak