bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Köy ekmeği, köylümüzün markasıdır!

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

Köylümüz sayesinde, ?köy ekmeği? olarak markalaştı. Daha sonra, köylümüzün ürünü taklit edilerek sahte köy ekmekleri pazara sunuldu. Gerçek köy ekmeği, odun ateşi ile kızdırılan fırından ateş dışarı alınıp kızgın fırında demlenerek pişirilir. Köy ekmeği diye satılan ekmeklerin piştiği izinli ve ruhsatlı(!) fırınlarda ise ekmek yan tarafta sürekli yanan ateşi göre göre, yani Sağlık Bakanlığı tarafından kanserojen madde içerdiği için yasaklanmış olan sistemle pişiyor. Ve sırf üretildiği yerlerin belli olduğu gerekçesiyle bu ekmeklerin satışına izin veriliyor.

-Markanın esas sahibi olan köylü teyzelerimizin ürettiği ekmekler, üretim izni, zartı zurtu falan olmadığı gerekçesiyle toplatılırken, yasal izni olan ama aslında izin verilmemesi gereken o ekmekler, sahte köy ekmekleri olarak sofralarımıza geliyor.

-Bu işin denetimini yapanlar, neyi ne kadar doğru yaptıklarının farkındalar mı acaba?

Sorumlusu siz olursunuz Sayın Başkan!

Otoparklar mahkeme kararı ile iptal edildi. Necip Çarıkçı caddede trafik düzenini otoparkçıların sağladığını iddia ederek, devletin polisinin görevini yapmadığını, otoparkçıların ise trafiği düzenleme işini daha iyi yaptıklarını ifade eden açıklamalarda bulundu.

Otoparklardan para toplama işlemini yeniden başlatan Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, otoparkçıların trafiğin düzenini sağlayamadığını görünce, Emniyet?e çatmış. Resmi görevlilerin görevlerini yapmamaya devam etmeleri halinde istenmeyen olayların yaşanabileceğini ifade ederek, cinayet bile çıkabileceğini söylemiş.

-Bravo başkana! İlk defa bizim söylediklerimizi kabul ederek tekrarlamış. Biz de 22 Ekim 2007 tarihli gazetemizin manşetinde ?İllâ cinayet mi çıkması lâzım!? diye uyarmıştık. Başkan geç de olsa uyarımızı almış ama, burada asıl suçlunun kendisi olacağını unutarak!

Biz ne demiştik; ?...caddede yine herkes birbirini hapsediyor. Sürücüler birbiri ile kavga ediyor. Hiç kimsenin, Bolu?ya özgü sivri zekalı bir uygulamaya, yani hapis parka müsaade edildiğini resmen gösteren ?sarı çizgi içleri paralıdır? yazan tabelaları kaldırmak aklına gelmiyor.?

Evet hapis park yüzünden bir cinayet çıkarsa, sorumlusu bu tabelaları koydurandır Sayın Başkan!

Bunlar üçüncü dünya ülkelerinde olur ancak!

Üniversitemizin Gölköy Yerleşkesi?nde yüzme havuzu inşaatının hafriyat çalışmaları sırasında, yola dökülen topraklar, yağışlı havada kaygan bir zemin meydana getirmiş. Tıp Fakültesi?nden kendi kullandığı aracı ile dönmekte olan Havva Adıgüzel isimli vatandaş kayganlaşan zeminde aracın kontrolünü kaybederek yoldan çıkmış ve kendi kullandığı aracından düşerek, ağır yaralanmış ve hayatını kaybetmiş.

Bu tür olaylar günümüzde ancak üçüncü dünya ülkelerinde oluyor. ?Hafriyat yapıyorum? diye, vatandaşın yolu çamura belemesi gayet normal karşılanacak. Bu ancak ve ancak bizim gibi geri kalmış ülkelerde kabul edilebilir.

Daha geçtiğimiz yıl üniversitede inşaat sahasında demire saplanarak ölen öğrenciyi unutmadık. Üniversite yönetimi açıklama yapmıyor ama, bildiğim kadarı ile ailesi üniversite aleyhine 1 trilyon lira tazminat davası açmıştı.

Bu olayda da yeni bir dava ile karşı karşıya gelmek istemeyen üniversite yönetimi, kazadan hemen sonra hatasının farkına vararak acilen yoldaki hafriyattan kalan ve yolu kaygan hale getiren çamurları yıkayarak temizliyor.

-Olsun varsın, bu memleket bizim. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir!

Ekonomimizin göstergesi yed-i emin depoları!

Bolu Adliyesi?nin 1. ve 2. İcra Müdürlüklerinde açılan icra davalarının sayısı 30 bini bulmuş. Bolu?nun nüfusu şehrin girişindeki tabelalarda 84 bin kişi olarak belirtildiğine göre, bu sayıdan 20 bine yakın üniversite öğrencisi ile 3 bin askeri çıkarırsanız, kalandan da çocukların ve de yaşlıların sayısı olarak 30 bin daha düşerseniz, ?Bolu?da icralık olmayan kimse neredeyse yok? gibi bir sonucu ulaşırız. Yanlış mı?

Ateş püskürtüyor, herkese çatıyor...!

Kendisine yakın gazetelerde belli ki kendi istediği doğrultuda atılan manşetlere bakıyorum, ?Başkan ateş püskürdü?, ?Başkan Emniyet?e çattı!? gibi ona buna çatan, sataşan, kırıp geçiren, kızgın volkan gibi lav püskürttüğü falan yazılıyor.

Bu kadar kızgınlık, öfke ve kin ifade eden sözcükler ile anılan kişi; bizim hepimizin, Bolumuzun, belediyemizin başkanı Alaaddin Yılmaz.

Kendi saflarından görmediklerini bir çırpıda ezip geçmek isteyen de yine bizim başkan. Önümüzdeki sene seçimlerde yine aday olarak karşımıza çıkacak olan da ta kendisi.

Peki ama bu kadar agresif olmasının sebebi ne?

-O da belli ki, Mehmet Güner gibi kenara konulmak istiyor anlaşılan. Öyle ya, AKP içinde her kesimi kucaklayabilecek potansiyel aday adayları mevcut iken, memlekette neredeyse sataşmadık adam bırakmayan Alaaddin Yılmaz?ı aday yapıp, AKP Bolu?da seçimleri riske atmak istemez herhalde.

Alaaddin Yılmaz, çok rahat, bir dönem daha belediye başkanlığı yapabilecek iken, bu tutum ve davranışlarıyla adeta başkanlık makamını şimdiden başkalarına ikram ediyor.


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Abant Butik Otel Abant Otel Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak