bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Esas şikeci medya!

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

Milliyet Gazetesi?nin usta kalemlerinden Melih Aşık?ın 19 Temmuz günkü ?Bir şike anısı...? başlıklı yazısını okuyunca, güçlüden yana olma psikolojisi ile büyük takımları tutma gafletinden kurtulamayanlara karşı belki caydırıcı olabilir düşüncesiyle bu konuyu işlemeyi kafama koymuştum. Melih Aşık, ulusallığı kalmayan genel medyanın hiçbir zaman gündeme getirmediği Fenerbahçe?nin yaptığı şike olayını şöyle dile getirmiş;   

?Bir şike anısı...

İtalya'da şike yapan kulüplere ağır ceza verilmesi bizim spor çevrelerini de gayrete getirdi. Şike dosyaları açılıyor... İçinden birşey çıkar mı? Yok canım. Maksat anılar tazelensin.
Bizim de bir anımız var... Yıl 1998... Ligin sonları... Fenerbahçe'nin bir yöneticisi, bir aracı ile Şekerspor Kalecisi Murat Karasu'ya Ankara'daki maçta gol yemesi için 100 bin dolar teklif ediyor... Murat, helal süt emmiş bir genç. Durumu kulübe bildiriyor. Sonra mı?...
Şike aracısı şahıs maçtan az önce soyunma odası kapısında yakalandı. İfadesinde Fenerbahçe kulübünde kiminle ilişkide olduğunu isim vererek anlattı. Şekerspor Başkanı Cengiz Sezer, ertesi gün yaptığı basın toplantısında bu olayı gazetecilere aktardı. İlginçtir. Tek bir gazete o sözlere yer vermedi. Sadece biz Açık Pencere'de yazdık. Buna rağmen Federasyon soruşturma açma yoluna gitmedi. Fenerbahçe Kulübünden bir açıklama beklenirdi böyle durumda. Aziz Yıldırım yeni başkan olmuştu. Hiçbir açıklama yapılmadı...
Suç belli. Sanıklar belli. Tanıklar belli. Hepsi hayatta. Ama o gün bugün herkes üç maymunları oynuyor. Tabii ki görmezden gelinen tek şike olayı bu değil. Benzeri nice olay var. Diyeceğimiz, bu duyarlık düzeyiyle bu ülkede şike önlenemez...?

Bu yazıyı okuduktan sonra aradan iki gün geçmişti ki, Denizlispor ile Malatyaspor arasında geçtiğimiz sezon yaşandığı iddia edilen şike olayına, geçtiğimiz hafta 21 Temmuz?da bütün gazetelerde ve televizyonlarda günlerce manşetlerden yer verildi.

İddialara göre ?Prag"da yaşayan Özcan Kore, Denizlispor Başkanı Ali İpek?in isteği ile Malatyaspor?un üç Çek futbolcusu ile Gaziantep maçında iyi oynamamaları için 300 bin Euro karşılığında anlaştığını açıklamış. Kore, Ali İpek?in paraları ödemediğini, Çek futbolcuların da Çek mafyasını peşine taktığını ifade ederek, Denizlispor yönetimine gönderdiği faksla resmen şike parasını istemiş?

-Sen ulusallığı kalmamış genel medya olarak, Fenerbahçe?nin şike olayında üç maymunu oynayacak ve örtbas edeceksin, şike olayı Anadolu takımlarından çıkınca da adeta tellal koyvereceksin! Kim inanır size be!

Emlâkçılık değil bu!

Bolu?da arsası ve evleri bulunan fakat uzun zamandan beri Bolu?da oturmayan bir arkadaşım arayarak dert yanıyor. Bolu?dan kendisini arayan bir emlâkçının kendilerini telefonla arayarak, evlerini satın almak istediğini söylüyor. Esas olay ise emlakçının satın almak istediği gayrimenkulün değerini öldürmek için yaptığı konuşmaları imiş. Emlakçı malı öldü fiyatına getirmek için, ?depremden sonra Bolu?da fiyatlar iyice düştü. Kimse almak istemiyor? gibi cümleler sarf ediyormuş.   

-Emlâkçılık, vatandaşı kandırmak demek değildir. Maalesef günümüzde bazı emlâkçılar ekmedikleri yerden biçiyorlar. Gayrimenkül sahibinin satarak cebine koyduğu para kadar, aynı miktarlardaki bir rakamı algısız vergisiz cebe indirmektedirler.

Hileyle tartılmayız!

Albert Camus şöyle demiş: 

?Bir insan herkes tarafından seviliyorsa, ya yanlış tanınıyordur, ya da işe yaramaz bir adam, bir göz boyayıcıdır.

Ne pahasına olursa olsun gerçekleri söyleyen, yanlışlar karşısında direnen, sözünü esirgemeyen, hâkim kuvvetlerin yaptıklarına göz yummayan, kendine özgü bir düşüncesi, bir kanısı, bir duruşu olanlar, herkes tarafından sevilmezler.??

Biz bolununsesi olarak herkes tarafından sevilmiyoruz ve şu an onuncu köydeyiz, bunu da biliyoruz. Farklılığımızın daha iyi bilinmesi için son zamanlarda bunları sıkça gündeme getirmek zorunda kalıyorum.

Gazetemize reklam veren veya vermek isteyen firmalardan artık rica ediyorum;

Bizi diğer basın kuruluşları ile aynı teraziye koymasınlar. Biz tartılacaksak kendi terazimizde tartılırız. Bolu gibi küçük bir ilde bolununsesi farkını fark edememiş olanlar bu konuda bizi aramasınlar lütfen. Haklı olarak değer yargılarının ön plana çıkarılmasını, doğrunun ve dürüstün iyi ayırt edilmesini, seçici olunmasını bekliyoruz artık!


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak