bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Kimmiş bu 50 papellik gazeteciler?

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

5 Mart İzzet Baysal Babamızın anma günü nedeniyle Üniversitede yapılacak olan programa katılmak için kampüse çıkıyoruz. Arkamızdan bir siren sesi duyunca ister istemez kendimizi sağa atıp yol veriyoruz. Plakası 34-APP-34 plakalı bir Mercedes. Plakasının da AKP olması için belli ki çok uğraşmış ama demek ki alamamış, bu araba kimin olabilir diye aramızda çeşitli tahminler yürütürken, kampüse varınca bakıyoruz ki, Mercedes?ten Yılmaz Becikoğlu iniyor.

Geçenlerde Bülent Velioğlu?nun kendisi ile ilgili yazısını okudum. Bülent, ?BECİKOĞLU?NUN AYIBI? başlıklı yazısında

?Bolu?nun önde gelen iş adamlarından Yılmaz Becikoğlu?nun geçtiğimiz hafta Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz?ın makamında sarf ettiği bazı sözler Becikoğlu ismine yakışmadı. Belediye Başkanı?nın beni eleştirdiği bir ortamda Becikoğlu?nun, ?Bunlara 50-60 milyon lira ver, istediğini yazarlar? sözleri üzerine ortamda kahkahalar atılmış. Biz gazeteciler Becikoğlu?nun bu türden laflarına alıştık, ancak kendisinin bilmesi gereken ve öğrenmek istediğim bazı şeyler var. Bolu?da bazı gazetecilere(!) 50-60 milyon Liraya haber yaptırabilirsiniz, ama bazı gazeteciler var ki; 50-60 milyarda verseniz kendi doğrularından dönmez. Benim de merak ettiğim bir konu var; Bir zamanlar sahibi olduğu gazete de para karşılığında mı haber yapılıyordu veya açmak için çaba sarf ettiği yerel TV kanalında haber yaparak mı para kazanmayı düşünüyor? demiş.

-Arabasına siren taktırarak kendisini Başbakan sanan Becikoğlu, 50 milyona satın alınan gazeteciler konusunda yalan da dememiş. Bu gazetecileri(!) herkesin daha iyi tanıması ve bilmesi için ?TETİKÇİLER? diye yaza yaza benim de kalemimde mürekkep kalmadı. Becikoğlu aslında çok yerinde bir laf etmiş, Bülent de cevabını iyi vermiş. Ama Becikoğlu?nun daha açık konuşması ve bu satın aldığı gazetecileri tek tek açıklaması gerekiyor. Bu iş, ?yarası olan gocunur? ile kalmamalı. Para ile haber yazdırdığını söyleyen Becikoğlu, bu gazetecilerin isimlerini de açıklamalı.

Hükümet şimdi daha iyi görünüyor

Bolu?nun şehir merkezine doğru ilerlerken, Anıtpark önündeki ışılarda durunca, mevcut reklam panosunun Hükümet Konağı?nın görüntüsünü nasıl engellediğini yazmıştım. Yazımın üzerinden henüz iki hafta geçti ki, sahiplerine para kazandırmaktan başka hiçbir işe yaramayan o devasa reklam panosunun kaldırılmış olduğunu gördüm. Demek ki aklın yolu birmiş.

Cumartesi günü İzzet Baysal Caddesi?nde seyir halinde ilerken, caddenin ortasına kadar taşmak zorundu kalan yayalara kazara çarpmamak için son derece yavaş seyretmeye özen gösterdim.

Sonuçta ben ne şoförler Derneği Başkanıyım, ne de gedikliyim. Üstelik kazara ben bir adama çarpsam da, o insana bir şey olmasa bile tepeden tırnağa check-up yaptırmadan bırakmam. Şoförlerimizin başı Nihat Alpat Öztürk ise bir yayaya çarptıktan sonra olay yerinden kaçtığı için 155?e ihbar edilmiş.

Neyse ki böyle haksızlıklar karşısında 155?i arayacak kadar sorumluluk taşıyan vatandaşlarımız var. Ve yıllar sonra kavuşabildiğimiz dört dörtlük bir Bolu Emniyet Müdürümüz de var.

Israrlı ve sabırlı olmak

Çin Bambu ağacının yetişmesi, olumlu ısrar için güzel bir örnektir

Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirirmiş:

...önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir, birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu tohumu ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat

inatçı tohum bu yılda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler Ve nihayet beşinci yılın

sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşırmış.

Akla gelen ilk soru şudur:

Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı, yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?

Bu sorunun cevabı tabii ki beş yıldır.

Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi, ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik?

Bir başarının şartları her zaman çok basittir.

Bir süre için çalışın,

Bir süre tahammül edin,

Her zaman inanın,

Ve hiçbir zaman geri dönmeyin...

-Bizim gazetecilik mesleğinde de bu böyle. Israrla ve sabırla doğru bildiğin yolda yazmaya devam ettin mi, adeta her şey olması gerektiği gibi, senin savunduğun yönde gelişiveriyor. Her şey öylesine rast gidiyor ki, insanlar size adeta tılsımlıymışsınız gibi bakmaya bile başlıyor. Oyakbank?ın güncel reklam sloganı da diyor ya ;?Doğrular her zaman kazanır?...İşte aynen o hesap...


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Abant Butik Otel Abant Otel Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak