bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Yeter artık uyumayalım!

Doğruları söylemek lazım

Kamuran Alagözoğlu

kamuran@bolununsesi.com

Yazarımız Yurdaer Kalaycı, 2000 yılında yayınladığımız ?İstatistik en büyük yalansa, çek bir plan nohutlu olsun? başlıklı yazısı ile DİE?nin Bolu?yu Türkiye?nin ikinci sırada zengin ili yapan raporunu ve Bolu İl Gelişme Planını sorgulamıştı. O tarihten bu yana bolununsesi Gazetesi olarak zaman zaman yaptığımız yayınlarda, plan üzerinde görünen ama gerçekte olmayan zenginliğimizi(!) sürekli gündeme taşıdık.

Son olarak, yıllar sonra da olsa, sivil toplum örgütleri bir araya gelerek Bolu?nun hakkını aramaya başladılar. Bu hareketin ne kadar başarılı olacağı belli olmaz ama bu girişimin arkasından, onu destekleyecek biçimde geniş kitlelerin de harekete geçmesi durumunda daha rahat sonuç alınacağı bir gerçektir.

Bugüne kadar; gerek bilgisizliğimizden, gerek duyarsızlığımızdan Bolu halkı olarak konuya ilgi göstermediğimiz de bir başka gerçektir. Ancak Bolu?da yaşayan herkesi ilgilendiren bu konuda, hala daha, feryat edip sesimizi duyuramazsak, sonradan sızlanmaya da hakkımız olmayacaktır.

Gelin, en azından, Gazetemizde yayınladığımız ve Bolu?nun ekonomik gerçeğini ortaya koyan, ?Bolu İl Platformu Sonuç Bildirgesini? tüm siyasilere, yazarlara faks veya mail yoluyla ileterek sesimizi duyurmaya çalışalım, hiç değilse bu kadar da olsa bir tepki gösterelim...Pısırıklığı üzerimizden atalım, sessiz kalmayalım...?YETEE BE!...? diyebilelim...

Resmen zehir soluyoruz!

Hava kirliliği yine had safhaya ulaştı. Hatta çoktan haddi aştı bile. Resmi yetkililer ve ilgililer, hala daha bu kirliliği görmezden gelebiliyorsa, ben ne diyeyim bilemiyorum. Torbaların içinde ?ne kömürü? diye neyin satıldığını bilemeyiz ama bacadan çıkan dumanı da mı görmezsiniz bre ilgisizler? Bu konuda görevini yapmayan, görüp de görmezden, bilip de bilmezden gelenlere yazıklar olsun! Resmen boğuluyoruz, resmi kimselerin kılı kıpırdamıyor. İlla ki birileri, birilerini şikayet mi edecek? Zehir saçan bacalar kendi kendini şikayet etmeye yetmiyor mu?

Bu oyun kaçırılmazdı!

Çarşamba akşamı Üniversitemizin Mavi Salon?un da Yıldız Kenter?in oynadığı, ?Oscar ve Pembe Meleği? adlı tiyatro oyununa kızımla birlikte gittim. Salon tıklım tıklım doluydu ama, Bolu Halkı?nın üniversiteden kopuk yaşadığını sık sık telaffuz eden Rektörümüzün kendisi yoktu. Oyun, bu kadar kalabalığa rağmen, Anadolu Ajansı Muhabiri Kenan Gürbüz?ün ikide bir kalkıp kalkıp boy göstermesi dışında ?çıt? bile çıkmadan izlendi. Oyunun sonunda ayakta alkışlanan Yıldız Kenter halkı selamlarken, sahneye çıkan İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal ağlamaklı sözcüklerle hayranlığını dile getirerek, 73 yaşında bile gençlere taş çıkartırcasına 1 saat 35 dakikalık tiyatro oyununu tek başına oynayan Yıldız Kenter?in elini öptü. Yıldız Kenter sahnede ne kadar büyükse, Ahmet Baysal da, bu hareketiyle o kadar büyük olduğunu gösterdi.

Oyunda; ölmeyi bekleyen lösemili bir çocuğun, kalan 10 günlük bir ömür süresini, her bir günü 10 yıl olarak değerlendirerek doya doya yaşaması işlenerek, yaşamın ne kadar kıymetli olduğu mesajı veriliyordu.

Bu mesajı düşünürken, çevremde gördüklerim ve yaşadıklarım gözümün önüne bir bir geldi.

Bir yerde karşılaştığım LGS?ye hazırlanan çocuklara, ?Ormanda yönünüzü nasıl bulursunuz? gibi ilköğretim 3-4. sınıflarda öğretilen basit sorular sordum ve üç çocuğun, üçünün de cevaplayamadığını gördüm.

?LGS sınavında nereleri kazanmayı hedefliyorsunuz?? dediğimde;

-?Amca hiç bahsetme! LGS sınavına kadar ölmeyi istiyorum? cevabı ile karşılaştığımda ise, ?Çocuk yaşta, neden böyle düşünüyorlar?? diye hem çok şaşırdım, hem üzüldüm.

Çarşamba günü Dr. İsmail Şahin?in kızının intihar ettiğini duyunca, Yıldız Kenter?in oyununda, özellikle gençlere vermeye çalıştığı, ?Yaşamınızda bir günün bile kıymetini bilin ve o bir günü doya doya yaşayın? mesajını çok daha iyi anlamaya başladım.

Güzel espri?

Gazetemizin eski yazı işleri müdürlerinden M. Kaan Öz?ün yeni işyeri Opet Motor Yağları bayiliği açılışındayız.

Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz ve Halkevi Yönetim Kurulu Üyesi Nejat Yaraş ile ben, bir ara yan yana geliyoruz. Ben Nejat?ın pantolonunun fermuarını açık gibi görüp, ?Nejat fermuarını açık unutmuşsun? diye uyarıyorum. Bu uyarımı duyan Başkan anında espriyi patlatıyor; ?Cenaze evinin kapısı zaten hep açık durur Kamuran!? Eski Başkan Yüksel Ceylan?ın?da hazır bulunduğu açılışta bu espriyi duyan herkes gülmekten kendini alamıyor. Açılış kurdelesini Başkan Alaaddin Yılmaz ve eski Başkan Yüksel Ceylan birlikte kesiyorlar.

Değerli Kardeşim M. Kaan Öz?ün yeni işyerinin hayırlı olmasını diliyorum.

Yurdaer Abimiz feleğini mi şaşırdı?

Yurdaer Kalaycı Abimiz yeni aldığı KİA marka jeepini İzzet Baysal Caddesi üzerinde As Dekor?un önüne park edip, Boluspor?a da park ücretini ödemiş. (Boluspor Başkanı Necip Çarıkçı komşusu olduğu için park ücretine itiraz etmemiş) Daha sonra aracını oradan alıp, başka yere park etmiş. İşini bitirdikten sonra yeni KİA?sını ilk park ettiği yerde bulamayan Yurdaer Abimiz ortalığı birbirine katmış. ?Arabam çalındı? diye Bütün Emniyet birimlerini harekete geçiren Kalaycı, hatta Jandarma ekiplerine bile plakasını yazdırmış.

Yurdaer Abimizin jeepe, saatler sonra park ettiği yerde bulunmuş.

-Anlaşılan, DİE?ydi, BİGEP?ti derken Yurdaer Abimizin kafası bu günlerde fazla yorulmuş olmalı.

Kırkından sonra zorlu seksten kaçınalım!

Bolu Platformu üyeleri ile birlikte, Bolu?yu en zengin ikinci il ilan eden DİE?nin bu raporuna karşı, ?Sesimizi daha iyi nasıl duyurabiliriz? Ulusal basını nasıl harekete geçirebiliriz?? diye düşünüp dururken, Milliyet Gazetesi?nde Bolu menşeli bir haber okuyorum;

Bolu?daki gazetecilerin duayeni konumunda olan sevgili Metin Ferah Abimizin Milliyet Gazetesi?nde çıkan haberinde, ?İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Ahmet Metin, 40 yaş üstü erkeklerin, zorlu cinsel ilişki sırasında penis kırılması tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceklerini...? söyleyerek, "Erkeklerin en korktuğu olay da, zorlu seks sırasında meydana gelen penis kırılmalarıdır. Bu durumda kalan erkeklerin büyük bir kısmı utandıkları için doktora başvurmada sıkıntı yaşıyorlar. Penis kırılmalarında tek tedavi yöntemi de, acil cerrahidir'' demiş.

-Platform üyelerine bu haberi okuduktan sonra, ulusal basında sesimizi duyurabilmenin öyle kolay olamayacağını söylüyorum.


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Abant Butik Otel Abant Otel Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak