bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Küçük yaşta evlilik 

KONUK YAZAR

Konuk Yazar

Küçük yaşta evlilik 
Sayın okuyucular, bazen, toplumun bunca hayati sorunları varken onları gündemden kaçırmak için başka gündemler oluşturulur. Diyanet de, belki farkında olmadan veya bilerek kız çocuklarının dokuz yaşlarında evlendirilebilecekleri yönünde FETVA vererek yapay bir gündem oluşturdu. Olay şu; Diyanet İşleri Başkanlığı sorulan bir soruya “kız çocuklarının dokuz, erkek çocuklarının on iki yaşında evlendirilebilecekleri yönünde görüş bildirmiş”. Bir başka anlatımla, DİNİMİZE GÖRE kız çocukları dokuz yaşına geldiklerinde evlendirilebilecekleri yönünde FETVA vermiş. Vay sen misin öyle söyleyen, eleştirenler mi dersin, başta Başbakan yardımcısı sayın Bekir Bozdağ olmak üzere arka çıkanlar mı dersin, (Sayın Cumhurbaşkanımızdan bu konuda bir görüş duymadım) ortalık toz duman oldu. Diyanet zevahiri kurtarmak için cuma hutbesini bu olaya ayırdı ve imam efendiler hutbede” RÜŞTÜNE erişmemiş bir kızın evlendirilmeye çalışılması asla kabul edilemez” dediler. Ben derim ki lafı evirip çevirmeye gerek yok, diyanet fetvasını Ayet’e dayanarak verdi. Peki o Ayet nedir? Kuran’ı Kerim’de her ne kadar açık açık kız çocuklarının evlenme yaşları hususunda bir ayet olmamakla birlikte Talak Sure’sinin 4. Ayet’inde “kız çocukları ile evlenme durumunda “adet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz onun bekleme süresi üç aydır” denilmektedir. Bunu biraz açarsak evlendirilen kız çocuğu eğer adet görmemiş ise üç ay beklenecek, üç ay içersinde adet görürse evlendirilebilecek, görmez ise görmesi beklenecek. Eee bu duruma göre kız çocuklarının evlenme yaşları açık açık olmasa bile dolaylı yoldan “adet görme” durumuna bağlanmış olmuyor mu? Tabii ki oluyor. Yani sözün özü DİNİMİZE göre kız çocukları “adet” görmüş iseler- ki bu durum genellikle dokuz yaşlarında gerçekleşmektedir- evlendirilebilirler. Ben burada bir parantez açmak istiyorum; Dinimiz, kız çocuklarının evlenme yaşlarının tespitinde “biyolojik olgunluğu” yasalarımız ise “psikolojik olgunluğu” esas almıştır) Dönelim asıl konunun devamına; Durum böyle iken bu gürültünün sebebi ne? Sebebi Diyanet’in kendisi. Neden Diyanet diyecek olursanız onu da bir-iki cümle ile izaha çalışayım: Diyanet fetvasında “bu dinen böyledir ama Türkiye Cumhuriyeti yani devletimiz Laik bir devlettir. Resmi işlerini dini esaslara göre değil yasalara göre yapar. Bu hususla ilgili Türk Medeni Kanunu’nun 124.Maddesine göre evlenme yaşı on yedidir. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasına göre çok önemeli nedenler varsa bu yaş hakim kararı ile on altıya indirilebilir” deseydi hem bu gürültüye neden olmazdı ve hem de laik bir devletin Diyaneti olduğunu ortaya koymuş olurdu ama “vehbinin kerrakesi’ (işin aslı) bu kadar da basit değil. Diyanet iki derede bir arada. Dere laiklik, “ara” ise Laik TC.devleti kurulduğundan bu yana şeriat özlemi içinde olan kişi ve tarikatların hışmıdır. Diyanet, FETVASI ile onları okşadı, cuma hutbesi ile laikleri okşadı. Yani Diyanet açısından demem o ki zor dostum zor.
Hoşça kalın sayın okuyucular.
                                                        İlhami Candemir

 


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak