bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Abi sen hiç Tanrı Dağ’ına gittin mi?

Muharrem Demirel

Abi sen hiç Tanrı Dağ’ına gittin mi?
……..
Gitmemiştim…
Ama canım yanmadı desem de yalan olurdu.
Sen; “Tanrı Dağları kadar TÜRK’ Hıra Dağları kadar MÜSLÜMANIZ!”  de,
Oraları görme.
O görmüştü…
Kıymetli Kardeşim Avukat Sayın Erol Altıntaş’tan bahsediyorum.
Bir anlattı bir anlattı sormayın; dilinden ballar damladı.
Aha ta o zamandan beri oraları görmek için, içim bir kor misali yandı ha yandı…
Yıllarca Ötüken dedik, “Altaylardan Tuna’ya…” dedik,
Orhun’un kaynağından soğuk sular içtik,
Ozan Arif’ten;
“…Bulur bulmaz öpeceğim taşını
Çok özledim ekmeğini aşını
Esir Türklerimin gözün yaşını
Silmeden ölürsem ona yanarım…”
şarkısını dinledik.
Lakin Hopa’dan öteye gidemedik, oraları göremedik.
Ama...
“Oralarda Türkler var uzakta, gitmesek de, görmesek de; O yer bizim yerimizdir.” demiştik yıllarca.
“Esir Türklere özgürlük” diyerek bağırmıştık hançerimizi yırtarcasına …
“Müslüman’ın ayağının bir ucuna iğne batsa, diğerinin canı yanar.” Hadis-i Şerif’ini,
Müslüman Kardeşlerimiz için yaşamışsak bugün de yaşıyorsak;
Aynı duyguları o zamanlarda da Sovyet mezalimi altında, inim inim inleyen soydaşlarımız için hissetmiştik.
Tanrı Dağları bir sevdaydı bizlerde, Onların dertleri ile dertlenmiş, hüzünleri ile hüzünlenmiştik.

O dönemlerde…
Bağırırken biz “Kızılelma’ya hey Kızılelma’ya…”
Bazıları gittiler Amasya’ya, elma almaya.
Bakınca gelinen son noktaya,
Allah Rahmet eylesin bu uğurda tabutlukta yatan ve gönüllerimize bu ateşi düşüren son Başbuğ’a…

Biz gidemedik ama Onlar gelmişlerdi
Yanyana gönül gönüle idi
Özbek, Tacik, Kırgız, Yakut, Kazak, Tatar, Azeri…
Onları bir araya getiren ise; KÖROĞLU FESTİVALİ…
“SEN, BEN, O YOK “BİZ VARIZ!” diyen soydaşlar, 26-29 Ekim 2013 tarihleri arasında, (daha uygun bir tarih de olabilirdi) düzenlenen KÖROĞLU FESTİVALİ için geldiler Bolu’ya,
Destek verdiler Koç Köroğlu’nun torunlarına…
Bolu Belediyesi, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Bolu Valiliği ve Türk Ocağı, Tika(Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) ve de pek çok kurum ve kuruluşun desteklediği festival ilk sene olmasına rağmen renkliydi.
Soydaşlarımızın gösterileri ve Köroğlu için yapılanlar görülmeye değerdi.
Ama söylemeden geçemeyeceğim bir şey var ki;
Ancak olsaydı eğer Bolu Beyi Süleyman Bey’in çakma da olsa bir mezarı, Köroğlu’na gölge mi düşerdi?
İnanıyorum ki Bolu Bey’i bile emekleri geçenlere, bizler gibi teşekkür ederdi.

Sayın İKA!
Yaşımız kemale erdi gayri.
Ömrümüzün geri kalan kısmında, Allah izin verirse her müslüman gibi bir Hac dilerim.
Hıra Dağı’nı görmeyi, Peygamber Efendimize yüz sürmeyi inşallah Diyanet yolu ile çözerim.
Ama senden; Ata topraklarına ve Tanrı Dağı’na bir tur isterim.
İsterim ki;
Tanrı Dağı’na varalım,
Dedem Korkut’u analım, toy toylayalım soy soylayalım,
Orhun’un kaynağından abdest alalım,
Ahmet Yesevi Hazretleri’nin Dergahı’nda iki rekat şükür namazı kılalım.
Seni de bir dua ile analım.

Sayın  İKA!
Köroğlu Festivali neden oldu bu yazıyı yazmaya,
Biz anlattık meramımızı, gerisini Bolu Türk Ocağı Başkan’ı anlaya…                                                                                                                                                                                                                           

                                                   


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak