bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Gerçi şimdi ramazandayız…

Muharrem Demirel

   Hocamız Sayın Coşkun DEMİRBAKAN, sahanın içini de dışını da iyi okuyor.

Mersin İdman Yurdu maçından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünde,”...gücümüz daha ekim kasım ayına hazırlandığı için birkaç maç böyle devam edeceğiz…  “Devamında,”… Takım tam olarak 4. 5. ve 6. hafta hazır olur…” demişti.

Gel de bu açıklamaların üzerine şimdi bir eleştiri yap.

Vallahi zor! Ne kalem yazıyor, ne de dil söylüyor.

Gerçi bu açıklamaları Serhat GÜLLER Hocamız yapsaydı aynı şekilde tepki verir miydik bilmiyorum.

Ancak, SERHAT Hocadan hırs almak için Coşkun Hocamız’a daha hoş görülü davranıyoruz gibime geliyor.

İyi mi yapıyoruz kötü mü yapıyoruz onu zaman gösterecek.

 Hocamız, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamanın bir bölümünde de şöyle bir ifade kullanmış,”… Şu an kondisyon olarak da çok iyiyiz. Zaten zorlanacağımızı biliyorduk. Şu anda %70 %75 civarında oynuyoruz. 8-9 haftalık bir çalışma programından sonra bu konumdayız…”Demişti.

Ancak görüldü ki kondisyonumuz daha hocamızın söylediği konumda değil. Aksi olmuş olsaydı hemen hemen maçın yarısını 10 kişi tamamlayan rakibimiz Rizespor’u boğar ve pek çok gol pozisyonu bulabilirdik.

Girdiğimiz gol pozisyonu sayımız kaç,

Çektiğimiz şut sayımız kaç?

Dedik ya Hocamız yaptığı profesyonelce açıklamalarla ağızları dilleri bağladı. Gerçi şimdi ramazandayız. Ağızlar diller zaten bağlı ama inanıyoruz ki, hocamız bizlere bayramlık ağzımızı açmamıza da fırsat vermeyecek ve takımı istenilen seviyeye taşıyacak.

Her neyse ucundan bucağından da bir şeyler yazmamız gerekirse;

İlk yarı topu ayağımıza almış olduğumuz zamanlarda ve yerden oynadığımız anlarda fena değildik. Serdar SAMATYALI aldığı toplarda bireysel yeteneklerini ön plana çıkararak, Rize savunmasına zor anlar yaşatmaya çalışsa da, iyi marke edilmesi istenilen performansını sahaya yansıtmasını engelledi. İkinci yarı da kondisyon zaafı çıkınca Serdar son bölümlerde pek etkili olamadı desek, yanılmış olmayız.

 Geçtiğimiz hafta orta savunmanın önünde oynayacak bir oyuncunun olması defansif anlamda sıkıntılarımıza ilaç olur diye düşünmüştük. Bu görevi Ömer CUĞ yapmaya çalıştıysa da bu sefer yan top rahatsızlığımız ortaya çıktı. Yediğimiz goller ve yediğimiz pozisyonlar yan toplardan oldu.

Rizespor, Atatürk’ün söylemiş olduğu, “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz! Sözünden hareket ederek, ilk yarı, topun kaybedildiği yerde savunma yaparak müthiş bir mücadele örneği verdiler. İkinci yarı, yine Atatürk’ün Çanakkale Harbinde, “mermimiz bitti” diye geri dönen askerlerine, “Merminiz bittiyse süngünüz de mi yok” diyerek, göğüs göğüse çarpışmayı emrettiği gibi, Evren’in saha dışı kalmasından sonra tekniğin taktiğin bittiği bir noktada, tabiri caizse göğüs göğüse çarpışarak ve sahanın her yerini terleriyle ıslatarak maçı 2–1 kazanmasını bildiler.

Özetleyecek olursak süper ligin en iddialı takımlarının karşılaşmasında, Rizespor bizden daha iyiydi. Bizim koşumuza daha çok koşarak, hırsımıza daha çok hırslanarak, mücadelemize ise daha çok mücadele ederek cevap verdiler. Bilhassa yan toplardan gelen toplarda kalemizde tehlike yarattılar. Ve yan toplardan kazandıkları gollerle üstünlük sağladılar.

İkinci yarı ise Evren’in atılması oyun düzenlerini bozdu. Biz fazla oyuncu ile oynamanın verdiği avantajla, topla daha çok oynadık. Bilhassa yerden ve ayağa oynadığımız toplarda rakip alanda etkili olur gibi göründük. Ancak istediğimiz gol pozisyonlarına giremedik. Eksik oynamalarının ve skoru koruma isteği ile yarı sahasına kapanan Rizespor kilidini açamadık.

Öyle ya da böyle bir maç daha sona erdi. Şimdi yapılacak, bu maçtan gerekli dersleri almak olmalıdır. Ama her ne olursa olsun hayata yine güzel bakılmaya devam edilmelidir. Bu ligin kaliteli oyuncularına sahip olan takımımız, istenilen seviyeye geldiğinde, saha içi uyumu yakaladığında ligin tozunu attıracaktır.

Ne demiş Hazreti Mevlana;

 “Dün dün de kaldı cancağızım.

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”

Şu an için, yeni şeyler; “kaybederken bile kazanmasını bilmektir


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak